Oğuz Kaan Salıcı’dan savunma ve bertaraf kapasitesinin önemine ilişkin uyarı CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Türkiye’nin farklı noktalarında görülen ve düşürülen insansız hava araçlarına (İHA) dair yaptığı a…

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Türkiye’nin farklı noktalarında görülen ve düşürülen insansız hava araçlarına (İHA) dair yaptığı açıklamada, bu gelişmelerin savunma mimarimizin sınırlarının, reaksiyon sürelerinin ve karar alma eşiğinin test edilmesine işaret ettiğini belirtti. Bölgemizin ateş çemberi olduğunu vurgulayan Salıcı, 783 bin 562 kilometrekarenin güvenliği için ikazların ciddiye alınması gerektiğine dikkat çekti.
Salıcı, Türkiye hava sahasında yaşanan üç ayrı İHA olayını kaydetti. Karadeniz’den gelen ilk İHA, ROKETSAN’ın bulunduğu Elmadağ yakınlarında düşürülmüş, ikinci İHA Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı ve kritik sanayi tesislerinin yakınlarındaki İzmit’te, üçüncü İHA ise Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanlığı ve 9. Ana Jet Üs Komutanlığı yakınlarındaki Balıkesir’de düşmüştür. SİHA’ların harp sahasındaki etkinlikleri, Azerbaycan-Ermenistan, Rusya-Ukrayna ve İran-İsrail savaşları gibi komşu ülkelerde yaşanan olaylarla birlikte artış göstermektedir.
Türkiye, ‘Çelik Kubbe’ konsepti kapsamında, alçak irtifa tehditlerine karşı radar tabanlı tespit, elektronik karıştırma ve fiziksel imha kabiliyetleri bulunan sistemleri envanterine katmış olup, bu sistemlerin temel amacı mini ve mikro İHA tehditlerini erken safhada, düşük maliyetle ve otomatik olarak bertaraf etmektir.
Yaşananların bir ‘test’ amacı taşıyabileceğine dikkat çeken Salıcı, sözlerine şöyle devam etti: “İHA’lar, ülkemizin derinliklerine kadar sızmıştır. Bu, alçak irtifa hava savunma katmanının sayısal yeterlilik, konuşlandırma ve entegrasyon gibi alanlardaki etkinliğine ilişkin soru işaretleri doğurmuştur. Bu gelişmeler, savunma mimarimizin sınırlarının, reaksiyon sürelerinin ve karar alma eşiğinin test edildiğine işaret etmektedir.”
Salıcı, yerli ve milli platformlar olan BAYKAR’ın ürettiği BAYRAKTAR TB2, TB3, Akıncı ve Kızılelma ile TUSAŞ’ın ürettiği ANKA ve AKSUNGUR gibi platformların, yurt içinde ve dışında rüştünü ispat ederek SİHA alanında marka haline geldiğini belirtti. Ayrıca, savunma ve bertaraf kapasitesinin en az taarruz kadar önemli olduğunu vurguladı. Bölgemizin ateş çemberi olduğu ve ikazların ciddiye alınması gerektiğine tekrar dikkat çekti, 783 bin 562 kilometrekarenin güvenliğinin hayati olduğu ifade edildi.