İslam kaynaklarına göre ölüm kaçınılmazdır ve gizli ile aşikâr olanı bilen Allah’a döneceğiz. Bu ayetler üzerinde tefekkür etmek en büyük ibadettir.

Allah (cc) El-Cuma suresinde, ölümden kaçmanın mümkün olmadığını ve kaçanların bile sonunda buna ulaşacaklarını, gizliyi ve açıgı bilenin Allah olduğunu ifade eder. Ayrıca, Kaf suresinde, ölümün geldiği zaman insanın kaçamayacağı belirtilir. Bu ayetler, 1- Ölümün ulaşacağı, 2- Allah’ın gizliyi ve açıgı bildiği, 3- Ecelin kaçınılmaz olduğu yönünde anlamlar taşır.
Mezarlıklara gidildiğinde mezar taşlarının sessizliği ve anlattıkları, ahlar, pişmanlıklar ve figanlar insanların dikkatini çeker. Bu durum, mezarlık ziyaretlerinin önemini vurgular. Mezarlıklara gidip, geçmişlerimize Fatihalar okumak ise, hem bilgi edinmek hem de sevap kazanmak açısından faydalıdır.
Ölüm, kişiye özel bir kıyamettir ve bu gerçeğe zamanında ulaşmak için, bu satırlar yazılmıştır. Ayrıca, Enes B. Malik (ra) yeryüzünün her gün insanlara 10 öğüt verdiğini belirterek, bu öğütlerle ibret alınmasını önerir.
Yazar, bu öğütlerin önemine işaret ederek, korku ve ümit arasında denge kurmanın faydalı olduğunu vurgular. Peygamberimiz (sav)’in, ölüm korkusunu hafifletmek için kelime-i tevhidi sıkça söylemek gerektiğini belirttiği hatırlatılır.
Peygamberimiz (sav) buyururlar ki, kişi ölünce ameli kesilir, ancak sadakayı cariye, faydalı ilim ve hayırlı evlat gibi üç şey hariç, bunlar amel defterinin açık kalmasını sağlar. Bu anlatılanlara uyanların, kıyamete kadar sevap kazanmaya devam edeceği vurgulanır.
Hoşça kalın, Allah’a emanet olun.