CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın iç piyasada tavuk fiyatlarını düşürmek amacıyla ihracatı durdurduğunu ve bunun fiyatlara etkisinin olmadığını söyledi. Fiyat artışının yem sektöründeki maliyetlere bağlı olduğu vurgulandı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın fiyatları düşürmek için kanatlı et ihracatını durdurduğunu, ancak bunun fiyatlara etkisinin olmadığını belirterek "İhracatın ani durdurulması, doğal olarak sektörde farklı sorunları da beraberinde getiriyor. Bu konuda alınacak kararların önceden saptanması öngörülebilir bir şekilde gerçekleştirilmesi ve bu işi yapanlarla birlikte koordine ederek durumun oluşturulması gerekiyor. Kanatlı sektöründeki fiyat artışının da başlıca nedeni yem sektöründeki fiyat artışlarıdır" dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı sorunlara ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Gürer, şunları söyledi:
"Bugün ramazan ayının ilk günü. Öncelikle ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Eski Türkiye'de ramazan ayı farklıydı çünkü hazırlıklar yapılır ve bir aylık gıdayla ilgili düzenlemeler gerçekleştirilirdi. Günümüzde ise nüfusu 50 milyona ulaşan yoksulluk sınırı altında yaşayan vatandaşlar, Ramazan Bayramı'na kadar nasıl iftar yapacaklarını düşünmekte. Medine hurması 600-700 liradan, zeytin 300-350 liradan satılırken bu ürünlerle nasıl iftar yapılacağı düşüncesi ön plana çıkmakta. Ekonomik sorunlar hem bayramın hem de ramazanın coşkusunu gölgelemekte. En düşük bayram ikramiyesinin asgari ücret seviyesinde olması için daha önce kanun teklifi verilmişti. Bu bağlamda bayram ikramiyesi ve alım gücünün artırılarak ramazanın sağlıklı ve huzurlu geçmesi sağlanmalı."
"Çiftçiler: ‘Bırakın emeklerimizi, ailemiz açıktayız’"
Niğde ve diğer İç Anadolu illerinden gelen mektuplar anlatılmakta. Bir üretici, "Üç yıldır girdi maliyetleri tavan yaptı. Satış fiyatlarımız emek ve işçilik maliyetlerini dahi karşılamıyor. Mahsulü satarken borca girmemek için çaba sarf ediyoruz. Üretici olarak üç yıldır para kazanamadan, hatta zarar ederek, ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyoruz. Çeklerimiz karşılıksız çıkınca cezaevine girmeyi düşünüyoruz. Şu an ailecek açız ve kuru ekmekle yetiniyoruz" diyor. Ayrıca 2025 yılında zirai don ve kuraklık nedeniyle borçların ötelenmesi, faizlerin silinmesi ve ek kredi verilmesine dair kanun teklifleri gündeme getirilmişti.
Başka bir mektupta ise "Yem fiyatları yüzde 100 arttı. Hayvanlarımıza bakacak durumda değiliz. Dolandırıcılar dahi var, mal satmakta güçlük çekiyoruz. Et kesim fiyatları gelir gider dengesini bozmaktadır" ifadeleri yer alıyor. Bir diğer mektupta ise "İthal besi mağdurları 2025 yılına başvurmuş, ancak ithalat izinleri iptal edildi. Et ve Süt Kurumu’nun ithalat yapan kurum olmasından dolayı hayvanlar bekletiliyor" anlatılıyor. Ayrıca, Et ve Süt Kurumu'nun 200 hayvan altı kesimin zorunlu hale getirilmesi uygulaması da eleştiriliyor.
"Sulama birlikleri yapısında değişiklik"
Bir başka mektup, sulama birliklerinin yapısının değişip DSİ'ye geçmesiyle ilgilidir. Talep, sulama birliklerinin çiftçi ve bölgenin kontrolünde tutulması ve belediye, muhtarlar ve sulama kooperatiflerine verilip yönetilmesi yönündedir. Bu değişiklik yurttaşlar tarafından olumsuz karşılanmakta ve bölgenin su kullanımı konusunda kaygılar dile getirilmektedir.
"Yerli üreticiyi ve besiciyi desteklemek zorunludur"
Kırsal kesimde ahırların boşaldığı ve genç nüfusun köylerde yaşamdan uzaklaştığı gözlemlenmektedir. Bu sorunlar, hayvancılık ve tarımın daha da daralmasına neden oluyor. Yetkililere sürekli uyarılar yapılsa da ithalat politikası devam etmekte ve bu durum hayvan hastalıkları, ölümler ve fiyat artışlarını tetiklemektedir. Yerli üreticilerin desteklenmesi gerektiği vurgulanmakta.
"İhracat durduruldu"
Ticaret Bakanlığı, 9 Şubat 2026 tarihinde kanatlı et ihracatını durdurma kararı aldı. Daha önce zeytinyağı, salça ve diğer ürünlerde de ihracat sınırlamaları olmuştu. Fiyatların artması ve stokların azalmaması nedeniyle ihracat önlenmiştir. Ramazan başlarken fiyatlar artarken marketlerde fiyatların düşmediği gözlemlenmekte. Türkiye yaklaşık 2 milyon 800 bin ton piliç üretiminde bulunuyor ve bunun yüzde 15-20'si ihracattadır. 2022'de 705 bin ton, 2023'te 526 bin ton, 2024'te 451 bin ton ve 2025'te 547 bin ton ihracat gerçekleşmiştir. İhracatın durdurulması iç piyasadaki fiyatları kontrol etmek amacıyla yapılmıştır.
"Yem sektöründeki bağımlılık ve maliyet"
Yurt dışına bağımlılık yaklaşık yüzde 90 olan soya başta olmak üzere mısır ve diğer yem maddeleri, döviz kuru ve maliyet artışlarının etkisiyle fiyatlar yükselmektedir. İhracat kısıtlaması ve yasakları bu durumu daha da kötüleştirecektir. 2025'te ihracat ve ithalat dengesinde ithalat lehine değişiklikler yaşanmış ve ithalat artışı olmuştur. Türkiye’de girdi maliyetlerin düşürülmesi ve üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla desteklerin artırılması ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi önem taşımaktadır. Tüketici ve üreticinin mağdur olmaması için gerçekçi politikalar ve uygulamalar gerekiyor.