SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Dünya/Ordu Demokrasi Platformu'ndan İran’a saldırılara tepki: Halkların yaşamına Washington ve Tel Aviv karar veremez

Ordu Demokrasi Platformu'ndan İran’a saldırılara tepki: Halkların yaşamına Washington ve Tel Aviv karar veremez

Ordu Demokrasi Platformu'ndan İran’a saldırılara tepki: Halkların yaşamına Washington ve Tel Aviv karar veremez Gençağa Karafazlı (ORDU) - Ordu Demokrasi Platformu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına tepki gösterdi.…

Ordu Demokrasi Platformu'ndan İran’a saldırılara tepki: Halkların yaşamına Washington ve Tel Aviv karar veremez
Reklam yükleniyor...

Ordu Demokrasi Platformu'ndan İran’a saldırılara tepki: Halkların yaşamına Washington ve Tel Aviv karar veremez

Gençağa Karafazlı

(ORDU) - Ordu Demokrasi Platformu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına tepki gösterdi. Platform adına basın açıklamasını yapan Sol Parti İl Başkanı Ethem İştar, "Bizler, bu toprakların kardeş İran emekçi halklarına karşı kullanılmasının tam karşısındayız ve bu suça ortak olunmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Orta Doğu’daki savaş politikalarıyla ilgili olarak Ordu Demokrasi Platformu’ndan açıklama yapıldı. Tahıl Pazarı’nda gerçekleştirilen eylemde platform adına basın açıklamasını okuyan Sol Parti İl Başkanı Ethem İştar, şunları söyledi:

  • "ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş on günü geride bırakırken, savaşın ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor. Bunun açık nedeni; İran’ı yağmalamak, petrol ve doğal kaynaklarını sömürmek ve Çin ile mücadelesinde enerji ulaşım hatlarını kontrol altına almak. Rejimi yıkıp kukla iktidar yaratmak ise gizlenmiyor. 7 Ekim’den beri Gazze’de gerçekleştirilen soykırım, Lübnan ve Yemen’e yapılan bombardımanlar, Suriye’de gerçekleşen rejim değişikliği ve BOP girişimleri emperyalizmin çıkarları ile Siyonist çıkarlar doğrultusundadır. Bölge halkları yıkım, yağma ve ölümlerle karşı karşıyadır."

Emperyalizm halklara özgürlük ve demokrasi getirmez

İnsan hakları ve uluslararası hukuka uyum, ihtiyaç duyuldukça gösterilir, işlerine gelmeyince ise bu hukuktan vazgeçilir. ABD ve İsrail’in halklara yaptığı kötülükler Afganistan, Irak, Libya, Yemen, Suriye, Lübnan ve Filistin örnekleriyle gösterilebilir. Emperyalizm halklara özgürlük ve demokrasi getirmez; sömürü, baskı, katliam, doğa talanı, kadın emeği ve bedeninin sömürüsüyle savaş, yıkım ve kölelik getirir. Siyonizm ve emperyalistler, bu saldırılarını demokrasi ve özgürlük maskesiyle gizlerler."

Bu haydutlar halkların düşmanıdır

Tarih, emperyalizmin yalnızca ölüm, gözyaşı, iç çatışmalar ve bölünmeler getirdiğini gösteriyor. Bu güçler, kurumsallaşmış sömürge ilişkileri peşindedir ve demokrasiyi, özgürlükleri, eşitliği, laikliği ve bağımsızlığı sevmezler. Monarşileri destekler ve açıkça ifade ederler. Barış değil, savaş ve yıkım getirirler. Kapitalist-emperyalist dönem, tarih boyunca yaşanan en yıkıcı dönemdir. Bu haydutlar, halkların düşmanıdır ve kötülüklerini dini söylemlerle meşrulaştırmaya çalışırlar. ABD Başkanı’nın medya görüntüleri ve Netanyahu’nun dini savaş söylemleri bunun göstergesidir. Bölgedeki İslamcı rejimler, İran konusunda ABD ve İsrail’in yanında saf tutmakta ve politikalarına hizmet etmektedir. Türkiye’de Kürecik Radar Üssü İsrail’e istihbarat sağlarken, ABD ve NATO üsleri İran’a karşı kullanılma ihtimali bulunmaktadır."

NATO üslerini kapatın

Bizler, bu ülkelerin İran emekçi halklarının kullanılması karşısındayız ve bu suça ortak olunmasına izin vermeyiz. Bağımsızlık mücadelesiyle mazlum halklara ilham kaynağı olmuş bir ülkeyiz. Bağımsızlık ve barış anlayışına sahibiz. Siyasi iktidarı uyarıyoruz: Bu savaşın içine ülkemizi sürüklemeyin. NATO üslerini kapatın. Ülkemizin çıkarı barıştadır. Sorunların temelinde emperyalizmle kurulan bağımlılık ve kapitalizmin üretisi eşitsizlikler bulunmaktadır. Yoksulluk, açlık ve sefalet varsa; doğal kaynaklar özelleştiriliyorsa; kamusal varlıklar talan ediliyorsa; emekçilerden alınıp patronlara veriliyorsa; gelir adaletsizliği artıyorsa, o ülkede emperyalizmin etkisi ve destekli iktidarlar vardır. Bu iktidarlar güçlendikçe adaletsizlik, hukuk ihlalleri artar, baskılar çoğalır ve toplum ötekileştirilir. Laiklikten uzaklaşılır. Halkların yaşama biçimine Washington ve Tel Aviv karar veremez."

Reklam yükleniyor...