Osmangazi Belediyesi genç girişimcilere ilham vermek amacıyla düzenlediği söyleşilerde Özden Dalkılıç'ın deneyimlerini paylaştı. Girişimcilik yolculuğu ve hayalleri nasıl gerçek kıldığını aktardı.

(BURSA) - Osmangazi Belediyesi, gençlerin girişimcilik konusunda farkındalık kazanmasını amaçlayan söyleşilere yeni bir etkinlik ekledi. "Girişimci Kafası Söyleşisi" programı kapsamında Atölye Aeden'in kurucusu Özden Dalkılıç, deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen Girişimci Kafası Söyleşisi’nde, Dalkılıç iş hayatındaki deneyimlerini anlattı. Girişimciliğin sadece hayal kurmakla sınırlı olmadığını, hayali gerçeğe dönüştürmenin istikrarlı çalışma, cesaret ve doğru planlamadan geçtiğini belirtti.
Moderasyonunu Mürvet Özçelik’in yaptığı programda, yaratıcı düşünme, marka oluşturma ve sürdürülebilir üretim gibi konularda bilgi aktarıldı ve katılımcılar cesaretlendirilerek kendi projelerini hayata geçirmeleri teşvik edildi.
Dalkılıç, girişimcilik yoluna çıkmadan önce basın sektöründe çalıştığını belirtti. Şöyle konuştu:
“Hayallerimin peşinden gittim”
“Üniversiteden mezun olduktan sonra farklı kurumlarda pek çok deneyim edindim. Yaklaşık on yıl boyunca muhabirlik yaptım. Zor ama keyifli bir işti. Hamileliğim sırasında önceliklerim değişti; çocuğuma daha çok vakit ayırmak istediğim için işten ayrıldım. Yıllarca çalıştıktan sonra evde olmak kolay değildi. İçimde yeniden üretme isteği oluştu. El işlerine yatkınlığım vardı; ahşap boyar, takı tasarlardım, örgü örerdim. Sonra seramik kurslarına katıldım ve bu dünyaya adım attım. Kendimi geliştirdikçe, hayalim olan atölyeyi açmak düşüncesi içimde büyüdü ve bugün hayalimdeki noktaya ulaştım.”
“Hayalimi gerçeğe dönüştürmek için kendi sermayemi oluşturdum”
Dalkılıç, girişimcilikte samimiyetin ve emeğin önemli olduğunu belirtti. “Atölyemi kurmak için yeniden çalıştım ve kazandığım her kuruşu biriktirdim. Eşimin desteğiyle birlikte hareket ettik. Çalışırken elde ettiğim geliri biriktirip, KOSGEB desteğiyle aldığımız fırını temin ettik. Altı ay boyunca hem çalıştım hem de biriktirdim. Tüm masrafları kendimiz karşıladık. Boyasını, badanasını kendimiz yaptık ve hayalim gerçek oldu.” diye sözlerini tamamladı.
Yaptığı işleri aceleye getirmediğini belirten Dalkılıç, “Her ürünümde emeğim var ve her aşamayı tek tek seviyorum. Seramik bardakların her biri bazen bir haftayı alıyor. Her aşama sabır istiyor ve bu yüzden ortaya çıkan ürünlerin hikayesi de ayrı bir değer taşıyor.” ifadelerini kullandı.