Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Ekim 2026'da erken seçim olmasının en uygun zaman olduğunu belirtti. Ekonomik ve dış politika konularında değerlendirmelerde bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamalarda, erken seçim tarihinin Ekim 2026 olmasının en uygun zaman olduğunu ifade etti.
Özdağ, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın Türkiye'yi artık taşıyamayacak durumda olduğunu belirtirken, ekonomik buhranın dokuzuncu yılını yaşadıklarını vurguladı. Ayrıca, Cumhuriyet'in kuruluş döneminde yaşanacak gelişmelerle beraber Cumhuriyetin varlığına tehdit oluşturabilecek gelişmelerin gündeme gelebileceğine dikkat çekti ve böyle bir yaklaşımın demokratik meşruiyetinin olmadığını kaydetti.
Özdağ, partisinin oy oranlarının kamuoyu araştırmalarında dördüncü sıraya yükseldiğini ve üçüncü parti olma yolunda ilerlediklerini belirterek, bu durumun bazı konularda çözülme süreçlerini başlatabileceğini ifade etti. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın büyüme verilerini eleştirerek, Türkiye'nin ekonomik performansını gerçeklerle uyuşmayan rakamlar olduğunu söyledi.
Özdağ, enflasyon oranlarını da değerlendirdi ve TÜİK ile ENAG ve İstanbul Ticaret Odası'nın açıkladığı veriler arasındaki farklara vurgu yaptı. Hayatın gerçekleriyle karşılaşmayı cesaret edemeyenlerin pazarda ve sokakta gözlemlenmediğini dile getirdi, düşük vergi ödemelerine rağmen halkın yaşam koşullarının zor olduğunu belirtti.
Özdağ, 2026 bütçe teklifini değerlendirirken, enflasyon tahminlerinin gerçekleri yansıtmadığını ve yıl sonunda bütçe gelirlerinin daralacağını öngördü. Vergi oranlarındaki adaletsizliği vurgulayarak, dolaylı vergilerin yüksekliğine dikkat çekti ve bu durumun dar gelirli vatandaşların üzerindeki yükü artırdığını ifade etti.
Bütçe performansını değerlendirirken, faiz ödemelerine dikkat çekti ve 2025'te ödenen 54.3 milyar dolar faize karşılık, 2026'da bu tutarın 61.3 milyar dolara çıkacağını dile getirdi. Bu tutarla, örneğin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün maliyetinin karşılanabileceğine işaret etti.
Ukrayna’nın Karadeniz’de Rus gemilerine saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, saldırının açık deniz trafiğini taciz ettiği ve Türkiye'ye de saygısızlık olduğunu kaydetti. Montrö Boğazlar rejimini uygulayan Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile eşit mesafede politika izlediğini belirtti ve saldırının durdurulması için Ukrayna Büyükelçisi'nin uyarılması gerektiğine değindi.
İdari ve uluslararası ilişkilerle ilgili görüşlerini paylaştı ve Irak Kürdistan Demokrat Partisi Genel Başkanı Mesud Barzani’nin korumalarının uzun namlulu silahlar taşıdığı görüntüleri devletin egemenliğine saldırı olarak nitelendirdi. Ayrıca, ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Eylül 2026’da açılacağı ileri sürdüğü Ruhban Okulu hakkında da eleştirilerde bulundu ve Türkiye'nin iç işlerine müdahale eden açıklamaların kabul edilemez olduğunu belirtti.
Özdağ, bölücü terör örgütü PKK'nın, Öcalan'ın serbest bırakılmaması halinde adım atmayacağını belirttiğini hatırlatarak, Atatürk Cumhuriyeti'ni yakmaya hazırlandıklarını savundu. Devlet Bahçeli'nin sözleriyle ilgili olarak da, Türk milletinin devletine sahip çıkması gerektiğine vurgu yaptı.
İktidara çağrı yaparak, terörle mücadeleye geri dönülmesi gerektiğini ve ekonomik politikaların çalışanları yoksullaştırdığını belirtti. Gerekirse erken seçim yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Özdağ, 2024'te uygulanacak asgari ücretin en düşük 45 bin lira olması gerektiğini söylerek, çalışanların açlık sınırının altında ücretlerle zor şartlarda yaşadığını belirtti. Ayrıca, 30 bin lira olarak konuşulan asgari ücret rakamının düşürülmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.
Ayrıca, iktidarın erken seçim ve ekonomik performansına ilişkin görüşlerini yineledi ve Türkiye’nin hızla erken genel seçimle karşı karşıya kalması gerektiğini belirtti.