Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, 2026'nın en zor yıl olacağını belirterek, erken seçim çağrısında bulundu. Ekonomik ve terör sorunlarına vurgu yaptı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ: En hayırlısı, Türk milletinin önüne erken seçim konmasıdır
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Edirne’de gerçekleştirdiği Millet Toplantısında yaptığı açıklamada, "İkinci terörle müzakere, pazarlıklar, yasa değişiklikleri, yeni anayasa ve çevremizde savaşlar derken, ekonomik buhran bütün derinliğiyle Türk halkının üzerine adeta saldırırken, 2026 yılının Cumhuriyet tarihimizin en zor yılı olacağı anlaşılıyor. Türkiye için en hayırlısı, bir an önce sandığın Türk milletinin önüne konması ve 2026 yılı içerisinde yapılacak bir erken genel seçimdir. Çözüm, Türk milletinin iradesidir. Ana temennim, yeni yılda milletimizin demokratik tercihini ortaya koyup, Zafer Partisi iktidarıyla Türkiye'mizin en seri ve dinamik şekilde AKP hükümetlerinin yol açtığı hasarların onarımına başlanmasıdır" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Edirne'deki programına "Millet Toplantısı" ile devam etti. Partililerin de eşlik ettiği toplantıda Özdağ, "Türkiye'nin her bir yanını Millet Meclisine çevireceğiz" ifadelerini kullandı.
Özdağ'ın açıklamalarının önemli noktaları şunlardır:
- Geçen sene 19 Ocak'ta Ankara'daki bir restoranda arkadaşlarıyla yemek yerken, polis ekipleri tarafından çevrelenmişti. Restoranın yollarının da sarılmış olduğunu gördüm. Beni gözaltına alıp İstanbul'a götürdüler. Yolda araç hızını görünce, polisle tartışmaya girdim. Geceyi bir kalasın üzerinde geçirdim. O gece, Abdullah Öcalan'ın da geceyi kalas üzerinde geçirmediğini biliyorum, ama bana farklı davranıldığını düşünüyorum.
- Sonra savcılığa gittim. Cumhurbaşkanı'na hakaretle ilgili soruları sorduktan sonra yeni bir soruşturma dosyası açılmadan sorgu tamamlandı ve tutuklandım. Dün o davada beraat ettim, ama bu sonuca sevinmedim. Süreç, siyasi bir uygulama olduğunu gösteriyor.
- Türkiye'de asgari ücret başlangıç ücreti olmaktan çıkmış ve yaklaşık 10-11 milyon işçi için genel ve standart ücret haline gelmiş durumda. 28 bin 75 TL olarak açıklandı, bu kasım 2025'teki açlık sınırı olan 29 bin 878 liranın altında. Bu ücret işçiyi ve emekçiyi aç bırakacak seviyededir. En düşük emekli aylığında bile asgari ücret uygulanmamaktadır. AKP hükümeti, sığınmacı ve kaçaklara ayrılan bütçeyi kendi memuruna, işçisine, emeklisine ayırmamaktadır. 2026 bütçesinde toplam harcama 19 trilyon, gelirler ise 16,2 trilyon ve 2,8 trilyonluk bütçe açığı bulunmaktadır. Ayrıca, faiz ödemeleri toplam 2,8 trilyon olacağı öngörülmektedir. Faiz lobisinin savunulduğu iktidar, ekonomiyi olumsuz etkilemektedir.
- Hükümetin gelir artışına rağmen halk yoksullaşmaktadır. 2002'de asgari ücretle 8,5 çeyrek altın alınabilirken, 2026'da aynı ücretle 2,8 çeyrek altın alınabiliyor. Bu, halkın fakirleştirildiğinin göstergesidir. Küçük bir azınlık, Londra'da gayrimenkul alırken, halk pazarlarında zor şartlar altında yaşamaktadır. Bu ekonomi politikaları, halkın büyük bölümünü fakirleştirmektedir.
- Mevcut uygulamaların mali tutarsızlıklar içerdiğine değinen Özdağ, devletin vergi politikalarını ve enflasyon muhasebesini eleştirerek, üretimi ve ekonomik istikrarı sağlayacak yeni politikaların gerekliliğine dikkat çekti.
- Terörle mücadele konusunda, Şeyh Said ve Abdullah Öcalan gibi isimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Özdağ, bölücülük yapanların karşısında duracaklarını açıkladı ve Türk milletinin birliği ve vatan bütünlüğü için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.
- Uyuşturucu ile mücadelede ise, uyuşturucu baronlarının sınırlarımızdan giriş yapmaya çalışan işgal kuvvetlerinin öncü birlikleri olduğunu ifade etti. ABD'nin isimlerini açıkladığı uyuşturucu kaçakçılarını ve yerel yakalamaları hatırlatarak, uyuşturucu kullanım yaşının 12ye indiğine dikkat çekti ve bu sorunun, uyuşturucu baronları ve terör örgütleri arasındaki iş birliğiyle yürütülen hibrit bir savaş olduğunu vurguladı. İstanbul'da yürütülen operasyonların, bu mücadelede önemli olduğunu belirtti.
Özdağ, siyasi çözüm ve mücadele vurgusuyla, halkın birlik ve direnişinin önemine değindi.