CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mart'ın yıl dönümünde yaptığı açıklamada zulümlerin artmasının sonunda sonların geleceğine dikkat çekti ve suçlamaları değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanlığı'ndaki atamalara ilişkin şunları söyledi: "Şimdi o AK Toroslar Çetesindeki o Toros’çuyu Adalet Bakanlığı’nda Personel Genel Müdürü yaptılar. Ben daha ne diyeyim? İstanbul’daki çeteleşen yapı, şu andaki Adalet Bakanlığı’na gidiyor, mevzileniyor ve oraya yerleşiyor. Bir yandan da çok iyi. Nasıl geçen sene 19 Mart günü ben Ankara’ya doğru gelirken dedim ki, 'Sembol bir mekan ve darbeyle yüzleşecek çarpılaşılacak bir yer. Karşı karşıya gelmek lazım.' Şimdi Ankara’dayız, karşı karşıyayız. Bu zulmün, bu haksızlıkların en tepe noktasında Adalet Bakanı, Bakan Yardımcıları, Personel Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, falan filan noktasında yerleşiyorlar. Zulümleri artsın ki sonları gelsin. Biz bu mücadeleden vazgeçmeyiz" dedi.
Özgür Özel, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun birinci yılı nedeniyle Saraçhane'de Medyascope'nun canlı yayınında konuştu. Atamalara ilişkin olarak şunları dile getirdi: "Bir çeteleşmiş yapı var. Hukuk yapar gibi hukuki işlemler yapılmadı, sorgu gibi sorgular gerçekleştirilmedi. 17 yıldır aktif siyasette olan ve 15 yıldır milletvekili olan biri olarak söylüyorum: Hiçbir zaman bu kadar hukuksuz, bu kadar haksız ve pervasız girişimler yapılmadı. Kişilere cezaevinde itirafçı olması için çağrı yapılmadı, ailelere ve iftira durumlarına dair tekliflerde bulunulmadı, kimseye rüstü biçilmedi. İnsanlara hakkaniyetli ve adil olmayan muameleler yaşatılmadı."
Özgür Özel, suçlamaları ve yapı hakkında şunları söyledi: "Biz AK Toroslar Çetesi dedik. Bu çete, bize o dönemde Beyaz Toros araçlarını gösteren fotoğraflar çekildi. Türkiye’nin hafızasında yer alan o araçlarla ilgili poz verildi. Bu nedenle ona AK Toroslar denildi. Şimdi ise o çetenin üyeleri Adalet Bakanlığı’nda önemli mevkilere getirildi. İstanbul ve Ankara’da çeşitli iddialar ve suçlamalar söz konusu. Zulümleri artıranlar, sonunda kendi sonlarını görecekler. Kimse kaçamayacak, herkesin mal ve tapu kayıtları elimizde var. Tapu ve taşınmazların sahipleri ve üzerlerindeki işlemler açık açık görünüyor. Hiçbir şüpheli yok ve herkesin mal varlığı belgeleri elinde bulunuyor. Bu olayların aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtiyor."