SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Kültür Sanat/Parçalı Yıllar filmi vizyona girdi: 1970’lerin erotik film furyasını anlatıyor

Parçalı Yıllar filmi vizyona girdi: 1970’lerin erotik film furyasını anlatıyor

Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği ve 1970’lerin erotik film furyasını anlatan Parçalı Yıllar filmi, galanın ardından gösterime girdi. Film, ödüller kazanmış ve dönemi farklı açıdan ele alıyor.

Parçalı Yıllar filmi vizyona girdi: 1970’lerin erotik film furyasını anlatıyor
Reklam yükleniyor...

Parçalı Yıllar filmi vizyona girdi: 1970’lerin erotik film furyasını anlatıyor

Filmin galası ve vizyon tarihi

Film, İstanbul’daki Atlas Sineması’nda gerçekleştirilen galanın ardından seyirciyle buluştu. Yönetmenliğini Hasan Tolga Pulat’ın yaptığı yapım, 1970’lerin sonunda Türkiye sinemasında tartışmalı ve uzun süre konuşulmadan geçilen erotik film furyasını bir karakter hikâyesiyle yeniden hatırlatıyor. Festival yolculuğunda önemli ödüller kazanan film, şu anda gösterimde.

Ödüller ve oyuncular

Film, Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Senaryo ödüllerini kazanmış ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Müzik ve Cahide Sonku Ödülü de dahil olmak üzere toplam beş ödüle layık görülmüştü. Rol alan oyuncular arasında Yetkin Dikinciler, Mine Çayıroğlu, İlkin Tüfekçi, Levent Özdilek, Bilge Şen, Derya Şensoy ve Kaan Kayasan bulunuyor.

Filmin ana temaları

Film, 12 Eylül öncesinin siyasi atmosferini, sağ-sol çatışmaları ve ekonomik sıkışmışlığı yansıtırken, aynı zamanda oyunculuk mesleğinin kırılganlığını ön plana çıkarıyor. İdealler ve geçim kaygısı arasında kalan bir aktörün hikâyesi, geçmiş ile günümüz arasında bağ kuruyor. Ayrıca film, 1970’lerin erotik film furyasıyla birlikte sanatçının üretim özgürlüğüne, sektörün ticari baskılarına ve cinsiyetçi yapıya dair soruları gündeme getiriyor. Yönetmen Hasan Tolga Pulat, konuyla ilgili yaptığı açıklamada bunun tüm renkleriyle anlatılamayacağını, ancak en azından bir yaşamın izlenebileceğini belirtti.

Yönetmenin görüşleri

Hasan Tolga Pulat, filmin yalnızca bir dönemi belgesel kurgusuyla aktarma amacında olmadığını özellikle vurguladı. Parçalı Yıllar’ın, idealleriyle hayatın dayattıkları arasında sıkışmış bir oyuncunun hikâyesi olduğunu söyleyen Pulat, "O dönemin hikâyesi olmak gibi bir kaygım yok. Bir karakterin gerçeklerle idealleri arasındaki çatışmayı anlatmak istedim. Erotik film dönemi bunun için güçlü bir fon sağladı" diye ekledi. Ayrıca, 1970’lerin sonunda üretilen yapımlar ile mevcut sinema ve televizyon ortamı arasında paralellik kurdu ve sektörün üretici kesiminin çoğu zaman istedikleri değil, zorunlu olarak ürettikleriyle ilgili olduğunu belirtti. Pulat, "Şu an sektörün üretici kısmında olanların çoğu istediği şeyi değil, zorunda olduklarını üretmekte. Dayatılan biçim neyse, o şekildeler" ifadelerini kullandı.

Oyuncular ve aktörlerin görüşleri

Filmde başrolü üstlenen Yetkin Dikinciler, Altın Portakal’daki konuşmasında projeye olan bağı şu sözlerle dile getirmişti; "Kariyerim boyunca uğruna soyunacağım bir film aradım. Sanat için soyunmak istiyordum. Nihayet böyle bir proje geldi." Pulat da karakteri yazarken herhangi bir oyuncuyu düşünmediğini, ancak casting sırasında Dikinciler’in hem sanata bakışı hem de hayattaki duruşuyla karakterle güçlü bir uyum yakaladığını belirtti.

Kadın aktrislerin durumu ve tarihsel arka plan

Filmde, dönemin aktrislerinden İlkin Tüfekçi’nin canlandırdığı Alev karakteri, dönemi detaylı araştırdıktan sonra projeye katıldı. 1970’lerin sonlarındaki yapımlarda yer alan kadın oyuncuların ağır bedeller ödediğini hatırlatan Tüfekçi, "O dönemin aktrisleri olmasaydı sinema belki tamamen durgunluğa düşecekti. Ama bedel ödeyenler hep kadınlar oldu. Kimisi sektörden dışlandı, kimisi ülkeyi terk etti, kimisi de yaşamını yitirdi. Tümüne selam olsun" dedi.

Siyasi ve toplumsal durum

Filmde yer alan yapımcı karakterini canlandıran Levent Özdilek, 1970’lerin yalnızca sinema açısından değil, siyasi ve toplumsal olarak da "parçalı" yıllar olduğunu belirtti. "Türkiye zaten paramparçaydı. Siyasi ve sosyal açıdan dağınıktı. Sinemayı da bu ortamdan bağımsız düşünmek mümkün değil" şeklinde konuştu. Özdilek’e göre, o yıllar sadece oyuncular için değil, tüm ülke için travmatik bir dönemdi ve bu dönem, sonra sessizce "halının altına süpürüldü". Kadın oyuncular açısından ise, oynadıkları filmlerdeki ciddi bedelleri ve pek çok kadının 12 Eylül sonrası iş bulamaması veya yaşamını yitirmesi vurgulandı.

Sektör ve şiddet-eleştiri

Deneyimli oyuncu Bilge Şen, 1970’lerdeki üretim koşullarına tanıklık etmiş ve sinemanın bu dönemde ekonomik nedenlerle erotik furyaya yöneldiğini söyledi. Bu filmlerde yer alan kadınların toplumda ağır bir yargıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Ayrıca, günümüz dizi sektöründe şiddet ve mafya temalarının yoğunluğunu eleştirdi ve bunun özellikle çocuklar üzerindeki etkilerinden kaygı duyduğunu ifade etti.

Etiketler:

kultur-sanatguncelturkiye
Reklam yükleniyor...