Rize-Artvin'deki su ürünleri kooperatifleri başkanı Zaman, denizlerin devasa balık çiftlikleriyle kaplandığını ve kıyı balıkçılığının sona erdiğini belirtti. Çevre kirliliği ve denetimsizlik önemli sorunlar arasında.

Gençağa KARAFAZLI
(RİZE) – Rize-Artvin Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Barış Zaman, denizlerin, büyük balık çiftlikleriyle örüldüğünü ve kıyı balıkçılığı alanlarının yavaş yavaş ortadan kalktığını söyledi.
Karadeniz’de geleneksel kıyı balıkçılığı, balık çiftlikleri ve çevre kirliliği nedeniyle sona ermek üzere. Rize ve Artvin’deki su ürünleri kooperatifleri temsilcileri, denizin ağlar ve kafeslerle kaplandığını, küçük ve orta ölçekli balıkçıların yaşam alanlarının sınırlandırıldığını belirtiyor. Balıkçılar, yetkililere olan şikayetlerini dile getiriyor ve kıyı balıkçılığının göz göre göre yok edilmekte olduğunu vurguluyor.
Barış Zaman, sürdürülebilir balıkçılığın balığı koruma ile mümkün olacağını dile getirerek, bu durumun sadece balıkçıların değil, denize dökülen evsel ve tarım atıklarının da çevre kirliliğine neden olduğunu belirtti. Bu atıkların biyolojik arıtma süreçlerinden geçirilerek denize bırakılması gerektiğini, ülkemizde böyle bir uygulama olmadığını düşündüğünü ifade etti.
Zaman, denize çıkıp balık tutanların, meralar üzerinde kurulan ve örümcek ağı gibi denize sarılı balık çiftlikleri nedeniyle zorlandıklarını, bu çiftliklerin Karadeniz’i işgal ettiğini belirtti. İskandinav ülkelerinde balık çiftliklerinin küçük ve büyük balıkçıların alanlarına zarar vermeden yapıldığını ve örnek olarak gösterdi.
Ali Köseoğlu, yetkililerin ilgisizliğini ve kendilerine karşı uygulanan tutumu eleştirerek, ticari balıkçıların yok olmaya zorlandığını söyledi. Balıkçılık yapan yaklaşık 1083 kişinin ve 6 bin sandalın, yüksek kira ücretleri nedeniyle balık tutmayı bıraktığını, bu insanların geçimini sağlamakta zorlandığını aktardı.
Mesut Rakıcı ise kıyı balıkçılığının yok edildiğini, kafes balıkçılığı ile üretilen balıkların yurt dışına gönderildiğini ve denetimlerin yetersiz olduğunu belirtti. Balıkçı barınaklarının kafe ve restorana çevrildiğini, yurttaşların denizden faydalanamadığını ve halkın durumunu koruyacak adımların atılmasını umduklarını ifade etti.