Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 269 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans davasında, tutuklu sanık Bülent Seküçoğlu'nun avukatı, müvekkilinin kusurlu olmadığını belirtti ve medya ile kamuoyu baskısına dikkat çekti.

Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 269 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans davasında tutuklu sanık Bülent Seküçoğlu'nun avukatı Mahmut Levent Civelek, müvekkilinin "kusursuz" olduğunu belirterek, medya ve kamuoyu baskısı ile bağımsız yargı üzerinde algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Mahmut Levent Civelek, dosyaya son bilirkişi raporu gelmeden önce bazı basın organlarında müvekkiline yönelik kusur tayini olduğunu öne süren haberlerin yapıldığını, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Karadeniz Teknik Üniversitesi raporunun içeriği ile sonuç kısmının çeliştiğini, rapor içeriğinde olumlu hususların yer aldığını, sonuç kısmında ise kusur işaretlenmesinde hata olduğunu ifade etti. Ayrıca, diğer emsal dosyalardaki eksikliklerin, kusur tablosunda yer almadığı ve bu hususların dikkate alınması halinde görevi kötüye kullanma veya kusur atfının doğru olmadığına dikkat çekti.
İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü raporunda, binanın yapıldığı tarihteki yönetmeliklere uygun olduğu ve kusur atfedilmediği belirtildi. Sonrasında hazırlanan diğer bilirkişi raporlarında, müvekkilinin kusursuz olduğu ortaya kondu. Pamukkale Üniversitesi'nin raporunda ise meseleden kaynaklanan eksik ve yanlış yorumlamalar nedeniyle kusur atfedildiği belirtilerek, bunun da mahkeme tarafından reddedildiği bilgisi verildi.
İddianameye göre, Bülent Seküçoğlu'nun yapı denetim firma yetkilisi olarak projeye katıldığı, imza ve kaşesi ile birlikte inşaat mühendisi olarak görev yaptığı, proje ve uygulama denetçisi olduğu tespit edildi. Ayrıca, yapı denetim firmasında yetki sahibi olduğu ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği , deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığı ve inşanın denetimlerini ihmal ettiği belirtildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kusur düzeyinin bilinçli taksir olarak kabul edilmesiyle, buna göre sanıkların ölüm ve yaralanmalara neden olan eylemlerinin suç olduğu sonucuna varmıştır. Bu durum, sanıkların dosyada yeterli şüpheyle suçlu olduğunu gösterdiği bilgisi verildi.