Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Yıldız, Vakıflar Kanunu ve Bilirkişilik Kanunu'ndaki hukuki sorunlara değinerek, gerçek kişi bilirkişilerin haklarının ihlal edildiğine dikkat çekti. Yetkili kurumlara uyarılarda bulundu.

(ANKARA) - Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Yıldız, Vakıflar Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile Bilirkişilik Kanunu kapsamında ortaya çıkan hukuki sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Yıldız, hukukun üstünlüğü ve adalet ilkesinin takipçisi olduklarını belirtti ve yetkili kurumları keyfi uygulamalardan vazgeçmeye, hak kayıplarını giderecek adımlar atmaya davet etti.
Yıldız, partisinin genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında, Bilirkişilik Kanunu kapsamında yapılan uygulamalarla özellikle gayrimenkul değerleme alanında gerçek kişi bilirkişilerin başvurularının engellendiğini ve kazanılmış hakların ihlal edildiğini ifade etti. Ayrıca, hukuka aykırı uygulamalar sebebiyle birçok bilirkişinin mesleki ve ekonomik mağduriyetler yaşadığını vurguladı.
Vakıflar Kanunu’nda yapılan düzenleme ile yapılan hukuki sorunlara değinen Yıldız, Avrupa Birliği uyum sürecinde 2762 sayılı Vakıflar Kanunu’nun yürürlükten kaldırılarak 5737 sayılı yeni kanunun kabul edildiğini hatırlattı. Düzenlemeyle cemaat vakıflarının taşınmaz edinmesine izin şartının kaldırıldığını ve Yargıtay içtihatlarının hukuki sınırlarını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. 1936 beyannamelerinde yer almayan taşınmaz edinme ve bağış kabul etme yetkisinin hukuken mümkün olmadığını ifade etti.
Yıldız, 2011’de çıkarılan 651 sayılı KHK ile Vakıflar Kanunu’na eklenen Geçici 11. maddeye de değinerek, bu düzenlemenin 1936 Beyannamesi’nin hukuki sınırlarını aşmasına ve suiistimallere açık bir iade sürecinin başlatılmasına neden olduğunu belirtti. Bu sürecin yalnızca mülkiyet iadeleriyle sınırlı kalmadığını, kamuya tahsisli alanlar ve stratejik taşınmazların da devredildiğine dikkat çekti. Mülkiyet hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Yıldız, hukuki boşlukların ve uygulama hatalarının giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yıldız, 3 Kasım 2016’da yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun uygulamasına da değinerek, bu düzenlemenin özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik yapabilmesini sağladığını ve bunun uzun vadede sakıncalar doğurabileceğini ifade etti. Kanun kapsamında yapılan düzenlemenin iptali için açılan davaların devam ettiğini ve gayrimenkul değerleme alanında gerçek kişi bilirkişilerin başvuru yapmasının engellendiğini söyledi. Bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu belirten Yıldız, hak kayıplarını gidermeleri amacıyla kurumların harekete geçmesi çağrısında bulundu.