Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Elazığ'daki konuşmasında hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi ve savaş sırasında alınan kararların vatandaşlara yüklendiğine dikkat çekti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Elazığ'da yaptığı konuşmada hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi. Arıkan, "Şubat ayı içerisinde mazot artışları çok düşük olmasına rağmen enflasyon yüzde 32'lerde çıktı. Martta savaş oldu, akaryakıt fiyatları patladı. Ama bizim ülkede enflasyonun düştüğünü görüyoruz. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Akşam oldu tarihimizin en büyük zamlarıyla karşı karşıya kaldık. Bir savaş esnasında yapılabilecek en kötü şeyi hükümet yapmaya başladı. Hükümet savaşın faturasını vatandaşlara kesiyor." ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu ve Güneydoğu programı kapsamında Elazığ’da STK ve medya temsilcileriyle bir araya geldi. TÜİK’in enflasyon verilerini eleştiren Arıkan, akaryakıt zamlarına rağmen enflasyonun düşük açıklanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, hükümetin ekonomik yükü vatandaşa yansıttığını vurguladı.
Arıkan, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Dünyada tüm olumsuzluklar yaşanırken Türkiye’de enflasyon düştü. Şubat ayı içerisinde mazot artışları çok düşük olmasına rağmen enflasyon yüzde 32'lerde çıktı. Martta savaş oldu, akaryakıt fiyatları patladı. Ama ülkede enflasyonun düştüğünü görüyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Tarihimizin en büyük zamlarıyla karşı karşıyayız. Hükümet, savaş sırasında yapılabilecek en kötü adımları atmaya başladı. Peki, bu nedir? Hükümet, savaşın maliyetini vatandaşlara yüklüyor."
Arıkan, sözlerine şöyle devam etti: "Vatandaş üzerine düşeni yaparken hükümet neden yapmıyor? Savaş bir ay önce başladı. TBMM’de bu süre zarfında neler tartışıldı? Yeni vergiler getirilmesi ve ormanların özelleştirilmesi gibi konular Meclis’e getirildi. Trafik cezaları tekrar gündeme geldi. ÖTV oranları ise öncekine göre artırıldı. 25 yılda vergi gelirleri ve ÖTV tahsilatı büyük artışlar gösterdi. Hükümet, vatandaşın ödemesi gerekenleri arttırırken, ülkenin kaynaklarını doğru kullanmıyor."
Arıkan, sözlerini şu şekilde tamamladı: "25 yıl boyunca israf, yolsuzluk ve rüşvet arttı mı, azaldı mı? 2026 bütçesinde 2,75 trilyon faiz ödemesi öngörülüyor, önceki yıllarda bu rakamlar daha az değildi. Türkiye’nin sınırsız kaynakları var; ancak paylaşım sorunu yaşanıyor. Seçime 1,5 yıl kaldı. Bu sürede kalkınma planından faydalanıp ülkeye katkı sağlayabiliriz. 25 yıl öncesine göre ülkemizin ahlaki ve kültürel seviyesi, gelir dağılımı, fakirlik oranı ve genç işsizliği durumu daha mı iyi? Uluslararası düzeydeki üniversite sayısı artarken, rüşvet ve yolsuzluklar azaldı mı? Bu soruların cevabını herkesin kendisinin vermesi gerekiyor."