Samsun'da emekliler insanca yaşam talebiyle sokağa çıktı. Emekliler, maaşların insanca yaşamaya yetecek seviyeye ulaşması için nöbet tutmaya devam edecektir.

Devrimci Emekliler Sendikası Samsun ve Atakum şubeleri, CHP'nin asgari ücret ve emeklilerin ekonomik koşullarını iyileştirmeye yönelik TBMM’de başlattığı nöbet eylemine paralel olarak Samsun'da sokağa çıktı. Emekçiler, kent merkezinde çadır kurdu ve ateş yakarak nöbetlerine devam edeceklerini belirtti.
Devrimci Emekliler Sendikası Samsun Şube Başkanı Arif Kutlu tarafından okunan açıklamada, emeklilerin açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldığı ve ekonomi politikalarının emeklileri sosyal hayattan uzaklaştırdığı vurgulandı.
Kutlu, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Ay başını getirebilmek için zorlanan, açlık sınırının altında yaşayan, asgari ücretli ve yoklukla mücadele eden emekli, halkım... Bugün burada şunu haykırmak için toplandık; emeklilik sadaka değildir. Emeklilik yardım değildir, emeklilik bir lütuf değildir. Bu ülkede emekliler pazara çıkamıyor, markete giremiyor, torunlarını okula göndermek için cebine harçlık koyamıyor. Bir simit alırken iki kez düşünüyor. Bu utanç, emeklinin değil, bu düzenindir.
Sokaklarda, son kullanma tarihi geçmiş ürünlere mahkum edilen emekliler, bayat gıdalarla besleniyor ve yoksulluk market raflarına diziliyor. Akşam pazarlarında çöpe atılan sebzeleri toplayan emekliler, ülkenin gerçekliği haline gelmiş durumda. Yıllarca çalışan, üreten ve prim ödemiş insanlara bu mu reva? Bu mu sosyal devlet? Bu mu adalet?
Emeklilik, bir yardım ya da yardımseverlik işi değildir. Emeklilik, yılların emeğinin karşılığıdır. Biz bu maaşları dilenmedik, hak ettik. Anayasa diyor ki, bu ülke sosyal devlettir. Sosyal devlet, yurttaşını açlığa alıştırmayan, onurlu yaşamı sağlayan devlettir. Ama bugün ne oluyor? Emekliye 'idare et', 'şükret' deniyor ve herkes zor durumda diyerek geçiştiriliyor.
Yetmiyor; emekliye fazla maaş verirsek mutsuz olurlar deniyor. Bu ifade açıkca emekle alay etmektir. Yoksullukla dalga geçmektir. İnsanlar fazla maaş aldıkları için değil, insanca yaşayamadıkları için mutsuzdur. Emekliyi, maliyet kalemi gibi gören bu anlayışı reddediyoruz. Onlar yük değil, ülkenin direğidir, onurudur.
Bugün emekliye yapılan, yarın çalışana da yapılacaktır. Emekliliği yoksulluk haline getirenler, herkesin geleceğini karartacaktır. Bu nedenle, sadaka veya yardım talep etmiyoruz; hakkımız olan insanca yaşamaya yetecek maaşı istiyoruz. Pazara çıkabilmek, torunlarımıza harçlık verebilmek ve temiz sofralara sahip olmak istiyoruz. Taleplerimiz lüks değil, temel insan haklarımıza uygun talepler.
Buradan tekrar ediyorum; emeklilik kazanılmış bir haktır, maaşlar anayasal güvencedir. Bu hak pazarlık konusu yapılamaz ve bu düzen böyle devam etmez. Hak alınır, verilmez. İnsanca emeklilik için örgütlü mücadele şarttır. Emeklilerin onurlu mücadelesi yaşasın.