CHP'nin Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanı Seda Kaya Ösen, İzmir'deki tarihi yapıların devri ve halkın kullanımındaki durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Mirasın korunması ve halkın hizmetinde olması gerektiğini belirtti.

CHP'nin Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanı Seda Kaya Ösen, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Vakıflara devredilen bazı tarihi yapıların durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ösen, Halkapınar’daki Meslek Fabrikası, Tepecik’teki eski Gasilhane ve Kemeraltı’ndaki Egemenlik Binası’nın endüstriyel ve kamusal kültür mirası olduğunu belirtti. Bu yapıların İzmir için korunması gereken taş yapılar olduğunu ve halkın kullanımında olduğunu ifade etti.
Ösen, bu alanların İzmir için önem taşıyan mimari ve tarihi yapılar olduğunu, halkın hizmetinde olan bu yapıların işgal edilerek boşaltılmasının halk düşmanlığı olduğunu söyledi.
Halkapınar’daki Meslek Fabrikası, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında inşa edilmiştir. Bu yapı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçtiğinde ekmek fabrikası ve Devlet Güvenlik Mahkemesi gibi çeşitli amaçlar için kullanılmıştır. Aziz Kocaoğlu döneminde restorasyonu yapılmış ve 10,5 milyon lira yatırımla 2016 yılında meslek fabrikası olarak aktif hale getirilmiştir. Bu bina, halkın eğitimi ve istihdamına katkı sağlamak amacıyla çeşitli kurslar vermektedir. Bu yapı, vatandaşların kullanımı ve eğitimi için önemli bir alan oluşturmaktadır.
Tepecik’teki eski Gasilhane ise, 2020 İzmir depreminde hasar alan alanın hizmete devam edebilmesi için ek hizmet binası ve rezerv alan olarak kullanılıyor. Bu yapının kullanılmasına devam edilmekte ve vatandaşlara sağlık hizmeti sunulmaktadır.
Kemeraltı’ndaki yapı ise, 1891’de belediye hizmet binası olarak kullanılmıştır. 2006’dan beri içerisinde sanatsal ve idari faaliyetler yürütülmektededir. 2020 depreminde hasar gören bina, tekrar onarılmış ve belediyenin birçok hizmet alanında kullanılmaya devam etmektedir.
Ösen, kültürün gündelik yaşamın bir parçası olması halinde eşitleyici ve dönüştürücü gücüne ulaşacağını belirtti. Mirasın sadece taş yapılar değil, aynı zamanda halkın kullanımında ve hizmetinde olan alanlar olduğunu vurguladı. Kamu alanlarının, güvenli ve nitelikli şekilde halkın kullanımına açık kalması gerektiğine dikkat çekti. Bu yapıların el konulmasının ve işgal edilmesinin halkın ücretsiz erişimini engellemek ve halktan koparmak anlamına geldiğini sözlerine ekledi.