Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, ABD ve İsrail’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesinin bölgeyi felakete götürebileceğini belirtti ve halkın kaderinin onların değil, İran halkının olduğunu vurguladı.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, TBMM'de düzenlenen basın toplantısında ABD ve İsrail’in İran’a olası askeri müdahale planlarının Orta Doğu’yu büyük bir felakete götüreceğine dikkat çekti. Özdağ, İran halkının kaderinin dış güçler değil, kendileri tarafından belirleneceğini ifade ederek, Türkiye’nin tarihi görevinin İran halkının yanında yer almak olduğunu söyledi.
Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Dün Irak, Suriye, Libya, Somali’ye yapılanlar bugün Ukrayna, İran ve Venezuela’ya da yapılıyor. Kimin sırayla karşılaşacağını anlamak zor değil. Bugün Orta Doğu tekrar büyük bir felaketin eşiğinde. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası askeri müdahalesi, bölgede zaten mevcut olan iç karışıklık ve hassas dengeleri daha da tehlikeli hale getiriyor. Uzun süredir devam eden ekonomik ambargonun İran üzerindeki etkisi de göz önüne alınmalı. İran, iç ve dış tehditlere karşı maalesef önlem alamamış durumda. Halk, ağır ekonomik sorunlar, yoksulluk, işsizlik ve rüşvet nedeniyle sokakta protesto ediyor. Ancak sadace İran halkının sorunlarını anlatmak veya eleştirmek faydalı olmayabilir. İran, İran halkındır; sorunların çözümü onların kendi iç meselesidir. İran’ın geleceğine karar verecek olan, Trump veya Netanyahu değil, İran halkıdır. Türkiye’nin görevi, İran halkının yanında durmaktır.”
Özdağ, ABD’nin bölgedeki operasyon planlarına değinerek şu görüşleri dile getirdi: "ABD’nin İran’da ne işi var? Afganistan, Küba ve Irak’ta neredeydi? Ama amaçları dünyada güçlü olmak ve sömürgeci politikalarını sürdürmek. Dünyada gelir dağılımı yüzde 26-28 arasında ABD, yüzde 17’si Avrupa Birliği ve yüzde 18’i Çin tarafından sağlanıyor. Eğer Türkiye, AB ile ilişkilerini samimiyetle yürütseydi, bu dönemde daha güçlü olabilirdi. Amerika, bu kadar cesur olamazdı; İsrail, Orta Doğu’da zulüm yapamazdı ve Türkiye bu kadar tehdit altında kalmazdı. Türkiye, elindeki fırsatları kullanabilseydi, geçmişte olduğu gibi İsrail gibi ülkelerin karşısında durabilirdi. Ancak maalesef Türkiye bu fırsatları kaçırdı.”