DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, yasal düzenlemenin bir an önce yapılması gerektiğini belirtti. Güvenin sarsıldığını ve demokratik çözümün önemine dikkat çekti.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin özel yasa konusunda acil adımlar atılması gerektiğini söyledi. Kamuoyunun ve toplumun adalete olan güveninin ciddi anlamda sarsıldığını belirten Temelli, bu güveni yeniden inşa etmek amacıyla, insanların beklentilerini karşılayacak yasal düzenlemenin en kısa zamanda yürürlüğe konulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Türkiye'nin iç ve dış krizleri ile Kürt meselesinin demokratik çözümünün sağlanması için atılacak adımların aciliyetine dikkat çekti ve bu konuda samimi, ciddi diyalogların ve adımların hayata geçirilmesini umduğunu belirtti.
Sezai Temelli, TBMM'de yaptığı açıklamada, Meclisin toplum beklentilerinden uzak, torba yasaların görüşmelerine odaklandığını ve bu yöntemi eleştirdi. Kanun tekliflerinin paydaşlarla istişare edilmeden Meclis’e sunulduğunu kaydeden Temelli, toplumun beklentilerinin farklı olduğunu ve en öncelikli konunun bu özel yasa olması gerektiğini ifade etti. Meclis’te bu yasa ile ilgili plan, tasarının veya teklifin bulunmadığını belirten Temelli, yasalaşma sürecinin ise belirsiz olduğunu dile getirdi.
Temelli, infaz kanunu ve diğer konularda beklentilerin olduğunu vurguladı. Siyasi ve adli mahpuslar için eşit ve adil düzenlemelerin yapılmasını, yargı paketleri içinde bu konuların yer almasını beklediklerini söyledi. Özel yasanın beklentileri karşılamadığını belirten Temelli, kayyumlarla ilgili meselelerde de düzenleme talebinde bulunduklarını ancak bunun henüz gerçekleşmediğini aktardı.
Sezai Temelli, özel yasa konusunda acil adım atılmasının önemini vurgulayarak, toplumun adalete olan güveninin yeniden kazanılması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin iç ve dış krizlerine işaret eden Temelli, Kürt meselesinde demokratik çözüm için adımların atılmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Temelli, İBB davası ve kumpas davalarıyla ilgili olarak, adil yargılama ve yargının bağımsızlığı konularında görüşlerini ifade etti. Yargının siyasallaşmasının kabul edilemez olduğunu, yargı bağımsızlığını güçlendirecek adımların atılması gerektiğini belirtti. Tutuklu bulunan milletvekilleri ve diğer mağdur kişilerin durumunun adil bir yargılamayla çözülebileceğine dair görüşlerini dile getirdi.