CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklanan gazeteciler hakkında sorular yöneltti ve mevzuatın ifade özgürlüğüne etkisini değerlendirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklanan gazetecileri TBMM gündemine taşımış, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorular yöneltmiştir. Tanrıkulu, düzenlemenin fiilen ifade özgürlüğünü baskı altına aldığını belirtmiş ve Gürlek’e, TBMM tutanaklarındaki beyanlara rağmen neden bu madde kapsamında işlem yapıldığını sormuştur.
Tanrıkulu, TBMM’deki görüşmeleri hatırlatarak, ilgili maddenin gazetecilerin etkilenmeyeceği ve suç oluşması için dört şartın birlikte gerçekleşmesini içeren açıklamaları olduğunu, ancak uygulamada çok sayıda soruşturma ve tutuklama yapıldığını belirtmiştir. Verilere göre, maddeden çok sayıda kişinin yargılandığı ve tutuklandığı görülmektedir.
Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesi’nin suçun oluşması için saydığı kriterleri sıraladı ve uygulamada bu şartlara uyulmadığını ileri sürdü. Soruşturma ve tutuklamalar sırasında suçun unsurlarının nasıl gerçekleştiğine ilişkin somut kriterler ve suçun kamu düzenini bozmaya elverişli olup olmadığı sorulmuştur. Ayrıca, suçun halk arasında korku yaratmak için yapılan hareketlerin nasıl tespit edildiği ve bu konuda yargı uygulamaları veya genelge olup olmadığına da değinilmiştir.
Tanrıkulu, hukuk uygunluğu ve halihazırda alınan tedbirlerin ölçülülüğü sorularını da yönelterek, ilgili maddelerin uygulanmasıyla ilgili hükümetin değerlendirmelerini talep etmiştir. Ayrıca, bu uygulamaların basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkisini inceleyen herhangi bir etki analizi bulunup bulunmadığını sormuş ve madde uygulamasının sorunlarını gidermeye yönelik planların olup olmadığını sormuştur.
Tanrıkulu, söz konusu maddenin kaldırılması veya daha açık hale getirilmesine ilişkin çalışmalar olup olmadığını sormuş ve yasal düzenlemenin değişiklik gerektirip gerektirmediği konusunda soru sormuştur.