Şık Makas tekstil işçileri 150 gündür direnişte. Türkmen, örgütlenmeden hakların korunamayacağını belirtti ve devlet ile şirketlerin tutumunu eleştirdi.

(ANKARA) - Birtek-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Şık Makas işçilerinin direnişlerinin 150. gününde yaptığı açıklamada, "Biz, işçi sınıfı ve emekçiler ayağa kalkıp örgütlenmedikçe, biz, her gün gasp edilen, her gün çökülen haklarımıza, ekmeğimize ve geleceğimize sahip çıkmak için ayağa kalkmadığımız sürece bu devran, bu düzen, bu sömürü çarkı böyle devam edecek" dedi.
CRS Şık Makas Tekstil fabrikası işçileri, ücret ve tazminat alacakları için başlattıkları eylemin 150’nci gününde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı. İşçilerin sloganları arasında "İşçilerin birliği, sermayeyi yenecek", "Direne, direne kazanacağız", "Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz" ve "Şık Makas işçisi yalnız değildir" yer aldı. Açıklamaya, Sosyal-İş, EMEP, Devrim Partisi ve Sol Parti temsilcileri destek verdi.
İşçiler adına açıklamayı okuyan Buse Kara, yaşadıkları süreci aktardı ve "Şık Makas devlet teşviğiyle kurulan fabrikalardan, Mısır'a yatırım yaparak üç kentte binlerce işçiyi işten çıkardı. İşten çıkarırken, 12-18 ay taksit dayattılar. Kabul eden işçiler taksitleri iki yıl sonra bile ödenmedi. Kabul etmeyenler ise önce haksız kodlarla, çalıştıkları sürenin ücretleri bile ödenmeden tazminatsız olarak işten çıkarıldı. Tokat'ta yüzlerce işçi beş aydır direnişte. Çorlu'da ise işçiler, alacaklarını almak için defalarca eylem yaptı. İstanbul'daki işçiler de haklarını alamıyor" şeklinde konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na seslenen Kara, "Binlerce işçi haksız kodlarla ve tazminatsız işten çıkarılırken, bakanlığınız neredeydi? İşçilerin maaşlarından kesilen para ile oluşturulan işsizlik fonundan patronlara yardım edilmesi, işçilerin mağdur edilip sermayesinin Mısır'a kaydırılmasına karşı ne yapacaksınız? Tazminat hakkı kazanan işçiler yılarmadan mahkeme kapılarında dolaşmasın diye, patronların tazminatları gasbedip kaçmasını önlemek için artık ne yapacaksınız?" diye sordu.
"Uzun süredir devlet kurumlarının kapısının işçi ve emekçiler için çözüm kapısı olmadığını" belirten Türkmen, Çalışma Bakanlığı'nın adının yazdığı yasalarla tanımlanmış olsa da, aslında bu kurumların işçilerin haklarını korumadığı ve adaletsizlikleri sürdürdüğü görüşünü dile getirdi. Türkmen, "İşte bu yüzden, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin her yerindeki işçi ve emekçilere, sendikalara ve emekten yana güçlere çağrımızdır: Biz, örgütlenmedikçe, haklarımızı korumadıkça bu düzen ve sömürü devam edecek" ifadelerini kullandı.