Şişli’de, Kanal İstanbul projesine karşı düzenlenen dilekçeli eylem ve Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından yapılaşmanın hızlanmasıyla ilgili gelişmeler anlatıldı.

İstanbul Şişli’de, Kanal İstanbul projesinin ilçeyi betona boğacağı endişesiyle CHP Şişli İlçe örgütü ve vatandaşlar dilekçe ile eylem yaptı. İnşaat durdurulması talebiyle dilekçe veren vatandaşlar, 'Kent Uzlaşısı' operasyonuyla gözaltına alınan Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından yapılaşmanın hızlandığını belirtti. CHP Şişli İlçe Başkan Yardımcısı Çağrı Dönmez tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Nereye bir hançer saplamak isterseniz bizi karşınızda bulacaksınız. Direnen başkanlarımızı, avukatlarımızı, bürokratlarımızı, plancılarımızı, mimarlarımızı türlü hilelerle tutsak ettiniz. Onların adına burada mücadeleye devam edeceğiz, kent suçlarının peşini asla bırakmayacağız.”
İstanbul Şişli’de 24 bin metrekarelik alan, rezerv alan ilan edilerek Taşyapı’nın inşaatına izin verildi. CHP Şişli İlçe Başkanlığı ve partililer, inşaatın durdurulması ve yıkılması amacıyla dilekçe verdi. İlçe Başkan Yardımcısı ve bölge halkı güvenlik önlemleri altında açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan Çağrı Dönmez şöyle konuştu:
“Kentimize, hukuka ve halk iradesine sahip çıkıyoruz. Bugün burada, hukuka aykırı ve ruhsatsız inşaatlara karşı dilekçelerimizi sunuyoruz. Bu inşaat, seçilmiş belediye başkanımızın halk iradesinin gaspıyla görevden alınmasıyla ilgilidir. Bu durum, betonlaşma ve irade gaspının bir örneğidir. Yerel seçimlerde halkımız, kent hakkını savunan bir yönetimi iktidara getirdi. Belediye başkanı ve meclisimiz, şehrimizi yaşanabilir kılmayı amaçlamıştı. Ancak bu inşaat hızla devam etti, izinsiz şantiye girişleri açıldı ve kazalar yaşandı. Bir kadın hayatını kaybetti, bir kişi yaralandı. Bu olaylar, bölge halkının yüreğini sızlattı ve ölümler bir daha yaşanmasın diye mücadele devam ediyor.”
Şişli’de yaşayanlar, bu yapılaşmanın mahalleleri sardığını, yaşamı zora soktuğunu ve güvenliği azalttığını belirtti. Deprem toplanma alanlarının yok edildiğine, trafik ve çevre sorunlarının arttığına dikkat çekildi. Taşyapı’nın ruhsatsız inşaat başlattığını ve hızla ilerlediğini vurguladı. Ayrıca, yapıların akraba müteahhitlere destek sağladığını ve rant amacıyla hareket edildiğini savundu. Bu inşaatın, bölgede yaşam kalitesini düşüren, çevre ve güvenlik sorunları yaratan faktörler olduğu ifade edildi. Belediye yetkililerine ve ilgili kurumlara, kamu yararına uygun hareket edilmesi çağrısı yapıldı. Son olarak, halk ve yöneticiler, kentlerini ve doğalarını savunma kararlılıklarını dile getirdi.