Son İki Ayda Meydana Gelenler ve Bölgesel Gelişmeler Geçen ay ve bu ay içerisinde yaşananlar, daha önceki durumlara göre oldukça farklıdır. Bu iki ayın sonunda, önümüzdeki iki ayda bizi bekleyen manzarayı düşündürmek bi…

Geçen ay ve bu ay içerisinde yaşananlar, daha önceki durumlara göre oldukça farklıdır. Bu iki ayın sonunda, önümüzdeki iki ayda bizi bekleyen manzarayı düşündürmek bile istemiyoruz. İki ay önce Venezuela’ya askerî darbe yapıldığında, bunun devamının geleceği ve Meksika, Küba veya başka Güney Amerika ülkelerinde olacağının varsayıldığı belirtilmiştir. Çünkü siyonist işgal güçleri savaş halinde olsalar da, İran ile sürdürülen nükleer görüşmelerin sonucuna göre bir saldırı olacağı öngörülmüştü. Ancak bu gerçekleşmedi. Stratejistler tekrar yanıldı. Çünkü karşılarında din savaşı yapan bir gru var.
Sovyetlerin dağılmasından sonra yaklaşık 35 yıl boyunca, İslam ve Müslümanlar düşman olarak gösterilen bir yapı bulunuyor. Temmuz 2004’te Georgia’da düzenlenen G8 zirvesi sonrası oluşturulan BOP girişimi ve Orta Doğu’daki İslam ülkelerine yapılan katliamların amacının demokrasi getirmek olduğu iddialarından vazgeçilmiştir. Bu yapı, siyonist koalisyonla birlikte hareket eden ve saldırganlığını sürdüren bir güçtür. İran’da demokrasiye ilgisi olmadığını açıkça dile getirebilen bu koalisyon, görünüşte Müslüman olup olmamalarına bakmadan iki ülkenin petrolüne saldırmış ve iki ayda petrol ve nadir metallerin çıkarıldığı ülkelerin kaynaklarını hedef almıştır. AB ülkeleri ise demokrasi ve insan hakları adına yapılan suçlara ses çıkarmamıştır. Bu güçlerin, ülkelerin yönetim şekli veya dinine baktığı görülmemektedir. Asıl öncelikleri, nadir metaller, petrol ve altın gibi değerli kaynakların kontrolü ve ticaretidir. ABD ve İsrail’e biat eden yöneticiler, ülkelerin ticaret ilişkilerinin önemli olup olmadığına hiç bakmamaktadır. Orta Doğu’daki sınırlar ve ülkelerin yöneticilerinin tutumu, bu politikayı göstermektedir. Düşman olarak gösterilen ülkelerin sorunları, Çin veya Rusya ile olan ticareti değil, petrol ve enerji kaynaklarına ulaşım engellenen ülkelerin durumudur. Bir ülkenin başına getirilen kişinin, biat edip etmediği saldırıların nedeni olmaktadır. Ağırlıkla 1930’larda kurulan 2 kutuplu dünya düzeni, günümüzde 2030’ların dünyasında yeni bir düzen arayışıyla anılmaktadır. Modernizm adına sahnelenen bu vahşice saldırılar, eski savaşlardan daha büyük bir yıkım ve barbarlık içermektedir. Batı’nın