Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Kadurugamuwa, 27 Kasım’da gerçekleşen kasırga ve sel felaketlerinin ekonomik zararını 6-7 milyar dolar olarak tahmin ettiklerini ve Türkiye’nin desteklerini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa, 27 Kasım’da ülkesinde gerçekleşen Ditwah Kasırgası ve ardından meydana gelen sel ve heyelanlar sebebiyle 643 kişinin hayatını kaybettiğini, 183 kişinin ise kayıp olduğunu açıkladı. Felaketin toplam ekonomik zararı 6–7 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Kadurugamuwa, Türkiye’ye yaptığı yardımlar ve destekleri hakkında bilgi verdi.
Sri Lanka’da 25 bölge bulunuyor ve bunlardan 22’si şiddetli sel ve toprak kaymaları nedeniyle ağır şekilde etkilendi. Toplamda 1,6 ila 1,7 milyon kişi yakınlarının yardımıyla afetin etkilerinden etkilendi. Yaklaşık 500 bin aile etkilendi ve yaklaşık 6 bin ev tamamen yıkıldı. 100 bin civarında ev kısmen zarar gördü. Yaklaşık 700 güvenli merkezde yaklaşık 75 bin kişi yaşamını sürdürüyor. Enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken, kayıp kişilerin toprak altında olma ihtimali bulunuyor. Yol ve ulaşım altyapısı da ciddi hasar gördü, geçici onarımlar yapıldı ve some yollar ile demiryolları yeniden kullanılabilir hale getirildi.
Arama-kurtarma faaliyetleri sona erdi ve yeniden inşa sürecine geçildi. Hükümet, afet bölgelerinde destek paketleri açıkladı; felaket sonrası 10 milyon Sri Lanka rupisi yeni yerleşim alanlarının belirlenmesi ve hasar gören evler için tazminat ödemeleri yapılacak. BM destekli hasar tespit çalışması yürütülüyor. Hükümet, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri, arama-kurtarma ve yardım çalışmalarında önemli rol oynadı. Sri Lanka’da doğal afetlere müdahale eden güçlü bir devlet mekanizması bulunuyor. Güçlü uluslararası destek de geldi; Hindistan, Pakistan ve BAE’dan kurtarma ekipleri sevk edildi. Bu çalışmalar, bölgesel dayanışma ve ortak çabalarla gerçekleştirildi.
Felaketin Sri Lanka ekonomisine zararı 6–7 milyar dolar civarında tahmin ediliyor. Tarım alanları sular altında kaldı; pirinç tarlaları ve diğer tarım alanları zarar gördü. Tarım ve altyapıya büyük zarar verildi; yollar, demiryolu hatları ve köprüler ağır şekilde etkilendi. Okullar, hastaneler ve kamu binaları da hasar gördü. Turizm altyapısı büyük ölçüde zarar görmemiş olup, kıyı bölgeleri etkilenmedi. Felaket sırasında hiçbir yabancı turist hayatını kaybetmedi ve turist girişleri devam etti. Yabancı turistlerin kısa süreli mahsur kalma ve tahliye işlemleri gerçekleşti; ciddi bir turist kaybı veya iptal yaşanmadı. 2022 hedefleri olan 3 milyon turisthe defaçeyelikleri aştı ve 2026 yılı için 3 milyon hedefleniyor.
Niluka Kadurugamuwa, hükümetlerinin iklim değişikliği ve afetlere karşı dayanıklılığı artırmaya yönelik stratejiler geliştirdiğini, uluslararası iklim sözleşmelerine taraf olduğunu ve mangrov ormanlarının korunmasında öncü olduğunu belirtti. Hükümet, seçim beyannamesinde iklim ve afet politikalarını vurguluyor. 2022’de yaşanan ekonomik kriz sonrası ilk öncelik ekonomiyi toparlama olmuş, buna rağmen sel ve heyelanlar nedeniyle bu politikalar tekrar gündeme geldi. İnsan kaynaklı toprak kaymalarının önemli bir neden olduğunu, ormanların kesilmesi ve kontrolsüz yapılaşmanın bu sonucu doğurduğunu ifade etti. Artık sürdürülebilir arazi kullanımı ve afet risklerinin azaltılmasına odaklanılacak.
Sri Lanka, afet sürecinde Türkiye’den yardım talebinde bulundu. Türkiye, yardım çağrısından önce iki kişilik ekip göndererek sahada değerlendirmeler yaptı ve yaklaşık 3 bin kişiye yardım paketi dağıttı. Türkiye’nin Kolombo Büyükelçiliği bu süreci koordine etti. TİKA Başkanı ile görüşen Kadurugamuwa, uzun vadeli projeler ve altyapı, okul veya hastane gibi projeleri beklediklerini belirtti. Türk Kızılayı ile Kızılhaç iş birliği içinde uzun vadeli destek sunacak. Kadurugamuwa, Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkürlerini iletti.
Kadurugamuwa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteklerine ve 2004 tsunami sonrası inşa edilen köylerin açılışına değinerek, Türkiye’den alınan desteklerin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, Sri Lanka’nın turizmin tamamen açık olduğunu, afetlere rağmen turizm altyapısının büyük ölçüde korunduğunu söyledi. Türk vatandaşlarının ziyaretleri sürerken, yatırım konusunda da fırsatlar olduğunu, özellikle turizm ve konaklama sektörlerinde düşük maliyet ve nitelikli iş gücü avantajlarıyla yatırım yapılabileceğini belirtti. Sri Lanka’nın yatırım ve turizm açısından cazip bir destinasyon olduğunu ifade etti.