SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/Su politikalarında radikal reformlar yapılmazsa yaygın krizler riski artar

Su politikalarında radikal reformlar yapılmazsa yaygın krizler riski artar

Su Politikaları Derneği Başkanı Yıldız, 2025 su yönetimi bilançosunun su politikalarındaki ihtiyaçları ortaya koyduğunu ve radikal reformlar yapılmazsa yaygın krizlerin yaşanabileceğini belirtti.

Su politikalarında radikal reformlar yapılmazsa yaygın krizler riski artar
Reklam yükleniyor...

Su Politikaları Derneği Başkanı Yıldız: "Su yönetiminde radikal reformlar yapmazsak önümüzdeki yıllarda yaygın krizlere evrilmesini önlememiz çok zor olacaktır"

2025 su yönetimi bilançosu ve iklim etkileri

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Türkiye'de su politikalarının uygulamaya geçirilmesi konusundaki eksikliklere değinerek, "2025’in su yönetimi bilançosu, su yönetimimizin radikal bir reforma ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. Bu ihtiyacı anlayıp su yönetiminde radikal reformlar yapamazsak, planlarımızı hızla uygulamaya geçiremezsek , sorunun kronikleşmesini ve önümüzdeki yıllarda yaygın krizlere evrilmesini önlememiz çok zor olacaktır" ifadelerini kullandı.

Yıldız, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada 2025 yılındaki yağışlar, su kesintileri ve mevcut politikalara ilişkin bilgi verdi. Türkiye genelinde yağışların 52 yılın en düşük seviyesine indiğine dikkat çeken Yıldız, özellikle Marmara ve Orta Anadolu bölgelerinde yüzde 35, Ege’de yüzde 28, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise yüzde 60’ın üzerinde azalma olduğunu belirtti. Sinop, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon çevresinde ise yağışların yüzde 20’nin üzerinde arttığını kaydetti.

Kuraklık ve su kaynakları durumu

Yıldız, 2025 yılında Türkiye’de Orta ve Doğu Karadeniz bölgeleri dışında çok şiddetli kuraklık yaşandığını vurguladı ve Karadeniz bölgesinde yağışların arttığını, diğer bölgelerde azaldığını belirtti. Aynı zamanda, 2025 su yılının iklim bilimcilerin öngördüğü gibi Karadeniz bölgesinde yağışlarda artış ve diğer bölgelerde azalma ile gerçekleştiğini ifade etti.

Suyun arz güvenliği ve baraj durumu

Kuraklığın hidrolojik ve tarımsal kuraklık biçiminde kendini gösterdiğine dikkat çeken Yıldız, Aydın, Adana, Konya, Şanlıurfa, Mardin, Batman ve Siirt gibi illerde tarımsal sulama kısıtlamaları uygulandığını. İzmir, Çeşme, Ankara, Sakarya, Malatya, Bursa ve Tekirdağ’da ise planlı su kesintilerinin başladığını, Ankara ve İzmir’de barajların boşaldığını ve su arz güvenliğinin tehlikeye girdiğini söyledi. İstanbul’da ortalama baraj doluluk oranının yüzde 18’e gerilediğini ve suyun Melen sisteminden yüksek maliyetle taşındığını belirtti.

Kurumlar ve altyapı eksiklikleri

Yıldız, kuraklık ve yönetim sorunları nedeniyle birçok baraj ve göletin yeni su yılına boş depolarla girdiğine vurgu yaptı. Rezervuarların doldurulabilmesi için önümüzdeki dönem yağışlarının aşırı olması gerektiğini, normalin altında yağışların hidrolojik kuraklığın bir sonraki yıla taşınmasına sebep olacağını belirtti. Ayrıca, şehir şebekelerindeki kayıp ve kaçak oranını yüzde 40’tan yüzde 10-15’e indirmeyi hedeflemenin, ilave su deposu ve maliyet azaltımı sağlayacağını söyledi.

Yasal ve kurumsal gelişim gerekliliği

Su yönetimi risklerinin yeterince analiz edilmediğine işaret eden Yıldız, su kesintilerinin nedenlerini şu şekilde açıkladı: "2025 yılındaki kuraklık ve yönetim eksiklikleri, düşük su güvenliği direncimizi ortaya koymuştur. Kriz zamanlarında iletişimin yetersizliği ve altyapı kopuklukları, su talep ve risk yönetiminin zayıflığını göstermiştir."

Su yönetim planlamalarının tamamlanmasına rağmen, verimli kullanılmadığını belirten Yıldız, yasal ve kurumsal kapasitenin hızla geliştirilmesi gerektiğini ve nehir havzası ölçekli etkin kurumsal yapılar kurulması gerektiğini vurguladı.

Planların uygulanması ve gelecek adımlar

Suyun etkin yönetimi ve altyapı yatırımlarına dikkat çeken Yıldız, suyun havza ölçeğinde katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yönetilmesi kararını aldıklarını, fakat uygulamadaki eksikliklerin devam ettiğini belirtti. İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle mücadelede, su arz ve talebini birlikte yönetme gerekliliğine değindi. Yeraltı suyunun kontrolü, insani su hakkı ve yağmur suyu toplama gibi önlemlerle ilgili planlar ve teşvikler üzerinde durdu. Ayrıca, su temin planlarının ve arazi kullanım planlarının bütünleşik hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. 2025’in su yönetimi bilançosu, acil ve radikal reformların yapılmasını zorunlu kılmaktadır; aksi takdirde sorunların kronikleşip yaygın krizlere dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Etiketler:

sudamlakuraklikyönetimkriz
Reklam yükleniyor...