KKTC’nin 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, federasyonun artık mümkün olmadığını ve KKTC’nin 3D politikasıyla ilerlediğini belirtti. Erhürman’ın AB ve Rumlarla anlaşabileceği yönündeki açıklamalarını eleştirdi.

KKTC’nin 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefkoşa’da gelen sorulara cevap verdi. Tatar, federasyon seçeneğinin artık hiçbir koşulda mümkün olmadığını ve KKTC’nin yeni döneminde ortaya koyduğu 3D politikasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tatar, Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” pozisyonundan vazgeçmeyeceğini ve federasyonun mümkün olmadığını sözlerine ekledi.
Tatar, KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın söylemlerine de değinerek, “Federasyon kelimesini kullanmamaya başladı. Siyasi eşitlik diyor ama bu federasyondur. Masaya oturulsun bile anlaşma çıkmaz, Rum kabul etmez” dedi.
KKTC’nin Tatar döneminde ortaya koyduğu “3D politikası”na (direkt uçuş, direkt ticaret, direkt temas) vurgu yapan Tatar, “bunun KKTC’nin tanınmasında en önemli adım olduğunu” belirtti. “3D benim fikrimdir, kimse benden alamaz” diyen Tatar, Erhürman’ın benimsediği yaklaşımı da yineledi, ancak Rum tarafının bu çerçeveyi kabul etmeyeceğini ifade etti.
Tatar, “Rum tarafı kabul etmez; eğer siyasi eşitlik sağlanmış olsa bile, anlaşma çıkmaz. Rum tarafı devamlı Kıbrıs Cumhuriyeti’ni güçlendirmek istiyor ve siyasi pozisyonu nettir: anlaşma sadece Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin parçası olarak yer almasında mümkündür. Bu nedenle federasyonu kabul etmezler” şeklinde konuştu.
Tatar, egemenliğin esas olduğunu ve egemenlik olmadan yapılan anlaşmaların geçersiz kalacağını vurguladı. Avrupa Birliği’nin kurallarına göre serbest dolaşım ve yerleşim hakkının sınırlandırılamayacağını belirten Tatar, Rum nüfusunun kuzeye yerleşmesini öngören iddiaları dile getirdi. Ayrıca, AB içinde mülkiyet davalarının Rum lehine sonuçlanabileceğine dikkat çekerek, buna karşı çıkılması gerektiği görüşünü paylaştı.
Tatar, Rum tarafının tutumunu ve Enosis’i yeniden gündeme getirmiş olan tutumunu eleştirerek, egemenlik temelinde anlaşmanın şart olduğunu vurguladı. Geçmişteki görüşlerine dayanarak, “Egemenlik yoksa, yapılan anlaşma buz üstüne yazılan mürekkeptir” ifadesini kullandı.
Görev sürecinde Türk Devletleri Teşkilatı’na katılım ve Azerbaycan ile temaslar kurduklarını, bu girişimlerin Türkiye’nin desteğiyle gerçekleştiğini belirten Tatar, doğrudan görüşmeler ve 5 artı 1 formatını sürekli desteklediğini söyledi. Ayrıca, Rum tarafı ile baş başa görüşmelerden sonuç alamadığını ve bu nedenle 5 artı 1 görüşmelerinin devam etmesi gerektiğine işaret etti.
Tatar, Rum liderle baş başa görüşmelerin yetersiz olduğuna ve sürekli bu formatın önemine değindi. Bu formatın Kıbrıs meselesinde etkinliğinin devam etmesi gerektiğini savundu.
Seçim kampanyasında dile getirilen “karma evliliklerden doğan Türkiye kökenli çocuklara Rum pasaportu verilmesi” vaadinin gerçekçi olmadığını belirten Tatar, Rum tarafının böyle bir uygulamaya yanaşmayacağını söyledi. Tatar, özellikle bu vaat nedeniyle Türkiye kökenli seçmenlerin tercihinin arttığını ifade etti.
Tatar, egemenlik konusunun ve mülkiyet haklarının korunması için mücadelenin devam edeceğini ve AB hukukunun Rum lehine kararlar verebileceğine dikkat çekti. Ayrıca, Kıbrıs Türklerinin tarihsel egemenliğin korunmasıyla ilişkili haklarının altını çizdi.