TBMM'de yapılan görüşmelerde, asgari ücretin yetersiz olduğu ve yargı reformlarının yetersiz kalması eleştirildi. Partiler ekonomik ve adalet sorunlarını dile getirdi.

TBMM Genel Kurulu'nda söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 28 bin 75 lira olarak açıklanan asgari ücret hakkında, "Bugün milyonlarca asgari ücretli ailenin evinde bir hüzün, acı var; bir zulüm bu. Yeni yılda insanlara verdiğiniz, işçiye, emekçiye verdiğiniz hediye bu mu? Yazıklar olsun. Hiç mi sofrayı hissetmezsiniz? Hiç mi insanların icradaki, takipteki borçlarını bilmezsiniz? Hiç mi sokağa çıkmazsınız? Hiç mi pazara gitmezsiniz" dedi.
Başarır, ayrıca, "Sayın Cumhurbaşkanı, enflasyon oranını 31,7 olarak belirliyor. Asgari ücret ise 28 bin 75 lira. Bu ülkede milyonlarca insan, bu ücretle çalışıyor. Bu durum çok insafsız ve zalimliktir" ifadelerini kullandı. Yaşanan ekonomik sıkıntılar ve yoksulluk devam ederken, vatandaşların durumuna dikkat çekti.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Çok insafsız olduklarını, zalim olduklarını ve işçiye, emekçiye kölelik düzenini dayattıklarını çok iyi biliyoruz" dedi. Ayrıca, 17 yaşındaki Afgan çocuk işçi Zehra Hosseını’nin yaşam mücadelesini ve ölümünü hatırlattı ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, yargı paketine değinerek, yargının yapısal sorunlarına çözüm getirilmediğini belirtti. Yargı paketlerinin yapısal sorunları çözmeye yönelik olmadığını ve yargı reformunun gerekliliğine vurgu yaptı.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, yargı reformunun acil olduğunu ve hukuksuzlukların devam ettiğini vurguladı. Ayrıca, yargı paketleriyle ilgili maddelerin sorunlara çözüm sunmadığını söyledi.
Başarır, asgari ücret rakamını eleştirerek, "Enflasyon yüzde 31,7 iken, asgari ücret 28 bin 75 lira. Bu durum yoksullukla mücadele edilmediğinin göstergesidir" dedi. vatandaşların ödeme güçlüğünden ve yaşam şartlarından bahsetti.
Başarır, medyanın ve gazetecilerin durumuna da değinerek, "Bir gazetecinin aynalı yatak odasını duymak istemiyorum, onu getiren kişiler kim?" şeklinde ifadeler kullandı. Basının bağımsızlığı ve özgürlüğüne dair eleştirilerde bulundu.