CHP'li Okan Konuralp, TBMM Genel Kurulu'nda gazetecilerin tutuklanmasını eleştirerek, iktidarın gerçeğe tahammülsüz olduğunu ve baskıların arttığını vurguladı.

TBMM, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. CHP, dezenformasyonla mücadele kanunu kapsamında gazeteciler üzerindeki baskıların incelenmesi amacıyla bir araştırma önergesi sundu.
CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, BirGün muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasıyla ilgili olarak, "Kendilerine muazzam bir güç atfediyorlar ama bir gazetecinin kalemi karşısında telaşa kapılıyorlar, kaleminden korkuyorlar. Haklı olan tartışır, eleştiriye cevap verir, haklı ve güçlü olan, hakikate karşı hakikatle mücadele eder. Bir iktidarın haklılığı, gücüyle değil, gerçeğe ne kadar tahammül edebildiğiyle ölçülür. Ancak siyasi iktidar gerçeğe tahammül edemiyor, sertleştikçe, baskıyı artırdıkça ne kadar güçlü olduklarının değil; ne kadar korkuyor olduklarının ve çaresiz olduklarının göstergesidir" dedi.
Konuralp, tutuklamanın gerekçesi olan ve "dezenformasyon yasası" olarak bilinen 7418 sayılı Kanun hakkında, Anayasa Mahkemesi kararlarının karşı oy yazılarında öngörüldüğüne değindi. Yargı üyelerinin sınırlamanın demokratik toplum düzenine uygun olmadığını belirttiğini aktardı. Ayrıca, suçun gerçek dışı bilgilerin yayılmasıyla ilgili olduğunu ancak, şartların gerçekleşmemesi durumunda suçun oluşmayacağını vurguladı. Mevcut tabloya göre, tutuklamanın gerekmediği görüşünü dile getirdi ve bu kararın siyasi sorumluluğun ürünü olduğunu ifade etti.
Konuralp, "Mesele yanıltıcı bilgi değil, hakikatin, gerçeğin ve doğru haberin hoşlarına gitmemesi" olduğunu belirterek, iktidarın gerçeğe yanıt veremediğini ve gerçekleri söylediği için tutuklamalarla korkutmaya çalıştığını söyledi. Korkunun insani bir duygu olduğunu, yönetmeye çalışmanın ise korkunun esiri olmaktan başka bir şey olmadığını belirtti. Medya düzenine ve yasal uygulamalara rağmen, gerçeği ortaya çıkaran gazetecilere karşı baskı ve soruşturmaların sürdüğünü vurguladı. Gazetecilerin susturulmasının gerçeği ortadan kaldıramayacağını, hukuku araçsallaştıranların tarih önünde mahkûm olacaklarını ifade etti. Ayrıca, tartışmanın temelinde bilgi değil, kimin konuştuğu olduğunu ifade etti. Konuralp, düzenin hukuk değil, keyfilik ve korkunun kurumsallaşması olduğunu belirtti. Kamuoyunda yalan ve dezenformasyonla mücadele ederek, gerçeği savunan gazetecilere yönelik baskıların arttığını söyledi. Son olarak, gazetecilerin susturulamayacağını ve yalnız olmadıklarını vurguladı.