TBMM Genel Kurulu'nda yargı reformu ve kadınların durumu tartışılıyor. Kadınların güvenliği ve adaletsizlikler ele alınırken, muhalefet ve iktidar kanadından çeşitli eleştiriler gündeme geliyor.

TBMM Genel Kurulu'nda kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen ve Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasını öngören teklif ele alınıyor. Genel Kurul, çalışmalarına yarın saat 14.00'te devam edecek.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, yargı reformuyla ilgili yaptığı konuşmada, cezaevlerindeki tutukluların umutla beklediğini, ancak dışarıda korkuyla bekleyen on binlerce kadın olduğunu belirtti. Salıverilmesi planlananlar arasında kasten öldürme ve cinsel suçlar hariç, kadına şiddet suçları ve tehdit suçları işleyenlerin de yer aldığını söyledi.
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, kadınların yaşam hakkını savunarak, "Öldürmeye varmamış yaralamaları affetmeye hakkınız yok. Kadınların yaşamları pazarlık konusu olmamalı" dedi.
Genel Kurul'da, "11. Yargı Paketi" üzerinde tartışmalar devam ediyor. Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü vurgusu yaparken, yargı reformunun kapsamlı ve köklü olmasını gerektiğine dikkat çekti. Cezaevi nüfusunun 433 bine ulaştığını, Almanya'nın oranlarının 8 katına çıktığını belirtti ve bu durumu güvenlik başarısı yerine toplumsal çöküş gözüyle değerlendirdi.
Lütfü Türkkan, yargı paketleriyle ülkenin adalet sisteminin yara aldığına değindi. Yargıda reform için yeni bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti. Cezaevleri doluluk oranının yüksek olmasının, cezaevlerinin işlevsizleştiğine işaret etti.
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, yargı paketlerinin adaletsizlikleri çözmekten uzak olduğunu, hapishane kapasitesinin 35 ilin nüfusunu geçtiğini ve ülkede sistematik işkence koşulları olduğunu dile getirdi. Bütünlüklü bir infaz yasasının gerekli olduğunu vurguladı.
Gizem Özcan, teklifin ülkenin derin adalet krizini çözmekten uzak olduğunu belirtti. Kanunların eksikliği değil, hukukun siyasal tercihlerle işletilmesi ve adaletsizlik sorunlarının temel olduğunu ileri sürdü. Kadınlara ve çocuklara yönelik suçların kapsam dışı bırakılmasına da itiraz etti. Kadına yönelik şiddet ve yaralama suçlarının, örtülü affa alınmasına karşı olduğunu vurguladı.