TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin yapılan araştırma, çocukların büyük çoğunluğunun eğitimden kopuk ve şiddete maruz kaldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, çağdaş rehabilitasyonla suçtan uzaklaştırmanın mümkün olabileceğine dikkat çekiy

TBMM'de Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonun bugün gerçekleştirilen toplantısında, tutuklu ve hükümlü suça sürüklenen çocuklara yönelik profil araştırmasının sonuçları tartışıldı. Komisyon Başkanı Durgut, çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, araştırmanın çocukların suç işlemesine neden olan sosyodemografik özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu, madde kullanımı ve psikolojik durum gibi çok boyutlu veriler içerdiğini belirtti.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nden Prof. Dr. Toker Ergüder'in paylaştığı verilere göre, 12-17 yaş arasındaki çocuklar arasında yapılan çalışmada, çocukların %47,9'una yakını okula gitmiyor ve %80'i ev içi şiddete maruz kalmış durumda. Çocuklar arasında sigara ve tütün kullanma oranı %83, uyuşturucu kullanımı ise %52 olup, sigara içen çocukların %90'ı suç işlemeye başlamadan önce sigaraya başlamış. Ayrıca, çevresinde suç işleyen kişi bulunma oranı %60, alkol kullanımı %25, ve çocukların %37'sinin daha önce evden kaçtığı kaydedildi. Çocukların yüzde 20'sinin psikolojik veya duygusal sorunlar yaşadığı veya tedavi gördüğü belirtildi.
Keleş, çalışmanın kontrol grubunun olması gerektiğini ifade ederek, toplumdaki suç işlemeyen çocuklarla, aynı yaş grubundaki çocukların sigara içme oranlarını karşılaştırmak adına bunun önemli olduğunu dile getirdi. Ergüder ise, evden kaçma ile suç arasında anlamlı ilişki olduğunu, ailede suçlu bulunma, şiddet ve madde kullanımıyla suç işleme arasında bağlantılar olduğunu belirtti. Ayrıca, okuldan kaçma ve okul başarısı arasındaki ilişkinin de dikkat çekici olduğunu söyledi.
Komisyonda, dövme olma oranları üzerine yapılan tartışmada, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, bilimsel çalışma odağını kaydırmakla suçlanırken, Prof. Dr. Betül Ulukol, dövme olmanın çete üyeliğiyle ilgili olabileceği ve kişinin eksikliğini hissettirdiği şeyleri vücudunda taşımak istemesiyle ilişkili olabileceği görüşünü dile getirdi. Suiçmez ise, dövme ile suç arasındaki bağlantıyı kurmanın rahatsızlık verici olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Ulukol'un paylaştığı ifadelerden, çocukların %27,8'inin uygun rehabilitasyon alması halinde, büyük olasılıkla suç işlemeye devam etmeyeceği belirtildi. Çocukların suça neden olabilecek temel faktörlerin akran etkisi ve aile işlevselliği olduğu vurgulandı. Ayrıca, araştırmada, çocukların yüzde 75,8'inin tutuklanmış olması ve yüzde 60'ının suç işlemenin nedenlerini ailesinde ve çevresinde araması, devletin önleyici ve koruyucu mekanizmalarının yetersiz olduğunu gösterdi.