Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, kara para, bahis ve uyuşturucu piyasalarının Türkiye'nin ekonomisiyle bütünleştiğini ve iktidar içi çatışmalarla ilişkili olabileceğini dile getirdi.

(ANKARA)- Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, "Kara para, bahis ve uyuşturucu piyasasını iç içe koyalım bunlar aslında Türkiye'nin kapitalist ekonomisiyle bütünleşmiş durumda. Kapitalizmde nerede kara para aklanıyor, nerede başlıyor bunu bilemezsiniz" dedi.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış'ta "Ünlülerin gözaltına alınması ne anlama geliyor? Uyuşturucu bu ülkede nasıl bu kadar yaygınlık kazandı? Herkes çürümeden şikayet ediyor. Bu iş nereye varacak? TKP bağımlılıkla mücadelede ne yapıyor" sorularını yanıtladı.
Son günlerde arka arkaya yapılan uyuşturucu operasyonlarının "suni gündem" olup olmadığı sorusuna Okuyan, "Suni gündem değil ama birkaç boyutu var. Bir tanesi kesinlikle iktidar içi çatışmalarla ilgili. Son gözaltıların başlangıç noktası, iktidar içindeki çekişmelerdeki bir kanada, özellikle Hakan Fidan'la ilişkilendirilen isimlere yakın" diye konuştu.
"Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı seçiminden uzak tutma operasyonu büyük ölçüde başarıya ulaştı" diyen Okuyan, son operasyonların İmamoğlu'nun unutulmasıyla ilgisi olduğunu da belirtti. Okuyan, "Sürekli bir çürümeden söz ediyoruz, Türkiye 20 gündür herkes çürümeden şikayet ediyor. Arkasından ne gelecek ona bakmak lazım. Fransa, Belçika gibi ülkelerde bir dönem İslamcı terör nedeniyle çok sayıda insan ölmüşdür. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki o saldırılar, Avrupa'da bazı insanların özgürlüğünü elinden aldı. Daha doğrusu insanlar güvenlik kaygısıyla özgürlüklerini gözden çıkardılar. Özgürlüklerini satıp, güvenlik satın aldılar. Şimdi benzer şekilde insanların yaşam alanlarına dönük bir müdahale bekliyor bizi. Çünkü çürümenin kaynağı olan iktidar çürümeden yararlanıp birtakım müdahalelerde bulunacak topluma. Eğitimdeki gericileşme artacak. Biraz da bu yüzden köpürtüyorlar bu operasyonu."
"Uyuşturucu parası silahlı islamcı çetelerin finansmanında kullanılmaya başlandı"
Türkiye'de uyuşturucu kullanma tarihinin çok eski olduğunu kaydeden Okuyan, bu konunun büyük bir toplumsal sorun haline gelmesinin son 30 yılın sorunu olduğunun altını çizdi. Okuyanın, şöyle devam etti:
"Altyapısı 12 Eylül faşizminde oluştu, 90’lar uyuşturucunun asıl patladığı dönemdir. Türkiye'de faili meçhullerin çok yaygınlaştığı, kontrgerillanın ihtiyaçlarına göre hareket ettiği de bir dönemdir. Orada bir figür var; Tansu Çiller. Çiller’in unutulan bir özelliği, dönemi Afganistan menşeli uyuşturucunun Türkiye üzerinden Avrupa’ya gittiği ve Türkiye'de kullanıldığı bir dönem. Özbek General (Raşid) Dostum'la yakın ilişkileri vardı. Mekanizma şöyle işliyordu: Sovyetler Birliği Afganistan’daki iç savaşa müdahale ederken, ABD, Pakistan ve Körfez ülkeleri mücahitleri desteklerken, Afganistan’da büyük bir sektördü uyuşturucu. Uyuşturucu parası silahlı İslamcı çetelerin finansmanında kullanılmaya başlandı. Bu piyasa hızla uluslararası hale geldi. CIA, Pakistan bağlantıları kuruldu ve Türkiye esrar, eroini oradan almaya başladı."
"Afganistan kökenli uyuşturucunun payı azalmış durumda"
Afganistan’daki savaşın uyuşturucudan finanse edilmesi Türkiye'de de öğrenildi. Türkiye'de de kontrgerilla, bu çeteleşme, Susurluk'ta patlayan o cerahat aslında Afganistan’daki kirli savaşın izlerini taşıyordu. Türkiye buradan yeni bir sektör yarattı. Bu sektör 2000'lere kadar Afganistan kaynaklıydı. Bu yetmedi, İran'ın da sınır kontrolü kaynaklı yeni arayış içerisine girildi ve Latin Amerika eksenli kokaine döndük. Bu işte hem daha çok para var hem de daha zor yakalanıyor. Üstelik kokainle yeni bir toplumsal kesime seslenildi. Türkiye'de sıralamada başat uyuşturucu; sentetik ve kokain, esrar ile eroin ise daha sonra geliyor. Yani Afganistan kökenli uyuşturucunun payı azalmış durumda."
"Kapitalizmde nerede kara para aklanıyor, nerede başlıyor bilemezsiniz"
Bu durumu sadece devlet sektörüne bağlamamak gerektiğini dile getiren Okuyan, bunun büyük bir ekonomik sektör olduğunu vurguladı. Türkiye'nin uyuşturucu için transit yol olduğunu belirtti. "Kara para, bahis ve uyuşturucu piyasasını iç içe koyalım bunlar aslında Türkiye'nin kapitalist ekonomisiyle bütünleşmiş durumda. Kapitalizmde nerede kara para aklanıyor, nerede başlıyor bunu bilemezsiniz" diye konuştu.
Özelleştirme süreçlerine değinen Okuyan, pek çok şirketin kaynağı belirsiz paralarla aklandığını öne sürdü. "Özelleştirmeci partiler, iktidarlar neden şikayet ediyorlar? Bu saatten sonra uyuşturucuyla nasıl mücadele edeceksiniz?" diyerek, Garipoğlu ailesi ile Petrol Ofisi'nin özelleştirilmesini örnek verdi.
Son operasyonların, uyuşturucunun şiddet gibi toplumda normalleşmesine neden olabileceğine vurgu yapan Okuyan, "Toplumun freni patlamış durumda. Sonuçları daha fazla meşrulaşma olabilir ve bu sorunu çözemezler. Düzenli uyuşturucu kullanımı büyük olasılıkla yüzde 1. Bu çok korkutucu" dedi.
"Uyuşturucu kullanımının yaygınlaşma sebepleri, çaresizlik ve mutsuzluk. İnsanlar hayal alemine kaçmak veya mücadele etmek zorunda kalıyor. 12 Eylül sonrası mücadele etmeyen emekçi halklar yarattılar. Mücadele etmeyen halk, uyuşturucuya açıktır. Çocuklar, gençler uyuşturucu ve kumar tuzağına düşüyor. 12 Eylül faşizminden sonra toplum ahlaki ve işlevsiz hale geldi. Uyuşturucu sorunu, eğitim ve istihdam politikalarıyla mücadele edilmediği sürece devam eder"
TKP'nin uyuşturucu sorununa yaklaşımı hakkında Okuyan, "Kapitalizm sürdükçe bu sorun devam edecek. Bu çağda, gerici eğitim sistemiyle nasıl çözülecek? Siyasi, kültürel ve ideolojik mücadele veriyoruz. Biz TKP olarak, şiddet, kumar ve uyuşturucuya sıfır tolerans duyuyoruz. Merkez Komitesi'nde kimse sigara içmiyor. Bu disiplinli yaşam biçimiyle bağımlılık türleriyle mücadele ediyoruz. Genç arkadaşlarımıza örnek olmak zorundayız. TKP, bir okul, bir yaşam alanıdır ve toplumun ihtiyaçlarına uygun hareket etmeye çalışıyor çünkü bu ülkenin aklı ve vicdanıdır."