TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, 3 Mart İş Cinayetleriyle Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sendikal engellerin kaldırılmasıyla işçi sağlığı ve güvenliğinin gelişeceğini vurguladı. Emekçiler örgütsüz ve sendikasız olarak savun

(İZMİR) - Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, "3 Mart İş Cinayetleriyle Mücadele Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller tüm çalışanlar için kaldırılmadıkça işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda ilerleme kaydedilemeyecektir. Sendikasız uzman, sendikasız işçi, örgütsüz çalışma ortamı ile emekçiler tüm olumsuzluklara açık ve savunmasızdır. Bu duruma karşı adil yargılanma, örgütlenme, insani koşullarda çalışma ve işyerlerinde emekçilerin ölmeyeceği, yaralanmayacağı bir düzen talep ediyoruz" denildi.
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, 3 Mart İş Cinayetleriyle Mücadele Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirilen açıklamada, TMMOB İzmir İl Sekreteri Aykut Akdemir okudu. Akdemir, iş kazalarında hayatını kaybeden emekçileri anarak şunları belirtti: "6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en az 20 bin emekçi hayatını kaybetmiştir. Her gün en az 6, yılda 2 bin emekçi iş cinayetleri sonucu yaşamını yitiriyor. Bu veriler kader değil, siyasal tercihlerin sonucu olup, iş cinayetleri politiktir." Cinayetlerin yaşandığı yerleri sıralayan Akdemir, denetimsizlik ve kar hırsını bu olayların temel nedeni olarak gösterdi. Sonuç olarak, denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinliği olmadan benzer kazaların yaşanmaya devam edeceğine dikkat çekti.
Türkiye’de 2 milyon 290 bin 160 işyeri bulunmasına rağmen, 2025 yılı itibarıyla sadece 8 bin 161’inin (%0,35) iş sağlığı ve güvenliği açısından denetlendiği belirtildi. Bu oran, kamusal denetim mekanizmasının işlemediğinin göstergesidir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde güvence altına alınan çalışma hakkı, devletin işçilerin yaşam ve sağlık güvenliğini sağlama sorumluluğu ile ilgilidir. İşçi sağlığı ve güvenliği, kamusal bir sorumluluktur. Akdemir, iş güvenliği ve işçi sağlığı alanında yürürlükteki yasal düzenlemeleri eleştirerek, işverenlerin sorumluluğunu OSGB adlı şirketlere devretmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Bu şirketlerin bağımsızlığı ve etkili denetim yapma kapasitesi sorun teşkil etmekte, iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlığı zedelenmektedir. Tüm OSGB’lerin kapatılması gerektiğini dile getirdi.
Sendikalaşmanın iş kazalarının önlenmesinde önemli olduğunu belirten Akdemir, emekçilerin sendikal haklarının baskı altında tutulmasının, iş kazaları ve meslek hastalıklarının yaygınlaşmasına neden olduğunu ifade etti. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadan, olayların önüne geçilemeyeceğine vurgu yaptı. İş cinayetlerinin önlenebilir olduğunu, bilimsel ve teknik ölçütlerle kamusal ve bağımsız denetim sistemi kurulmadan bu sorunun çözülmeyeceğini vurguladı. Emekçilerin yaşam hakkının güvence altına alınması ve iş güvenliği konusunda sürdürülebilir çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.