Tokat'ın Niksar ilçesi Yazıcık beldesinde, ruhsatın bilimsel ve teknik açıdan uygun olmadığı ve 60 bin ağacın kesileceği tahmin edildiği rapor sonrası ruhsatın iptal edilmesi gündemde. Divan detaylar burada.

Tokat'ın Niksar ilçesi Yazıcık beldesinde, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün (MAPEG) 4 Ekim 2024 tarihine kadar geçerli olmak üzere 10 yıl süreyle verdiği maden işletme ruhsatını iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, ruhsatın bilimsel ve teknik açıdan uygun olmadığı ve faaliyet alanında 60 bin ağacın kesileceğinin tahmin edildiği bildirildi.
Tokat İdare Mahkemesi, Yazıcık Belediyesi'nin MAPEG tarafından verilen ruhsatı iptal etmek ve yürütmeyi durdurmak amacıyla yaptığı başvuru üzerine gerekli bilirkişi incelemesini yaptı. Raporda, ÇED başvuru dosyasında şev duraylılığı ile ilgili değerlendirmelerin ve analizlerin yetersiz olduğu, ocağın dere içinde olup olmadığına bağlı olunan şev duraylılığı sorununun detaylı analiz edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, genel şev açısının 70 derece olarak düşünülmesinin uygunsuz olduğu ve bu parametrenin geometrik hesaplamalarla belirlenmesi gerektiği vurgulandı. Jeoteknik analiz ve literatür bilgisi de yetersiz bulunarak, çevresel ve teknik değerlendirmelerin eksik olduğu belirtildi.
Raporda madenciliğin ve bentonit çıkarımının çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri ele alındı. Bentonit madenciliğinin hava kirliliğine, toprak erozyonuna ve doğal ekosistemin bozulmasına neden olabileceği, toksik gaz salınımlarına yol açabileceği kaydedildi. Ayrıca, faaliyetlerin toz emisyonları ve bu emisyonların çevre ve tarım alanlarına olası etkileri üzerinde duruldu.
Proje sahası yakınlarındaki akarsu ve göller üzerinde kalıcı olumsuz etkiler olabileceği, su kalitesi ve yeraltı su sisteminde bozulma riskinin olduğu vurgulandı. Gölün su tutma kapasitesinin azalması ve sulak alan fonksiyonlarının zayıflaması olası görüldü. Ayrıca, bölgedeki orman alanlarının ve habitatların madencilik faaliyeti sonrası biyolojik zenginliğin azalmasıyla zarar görebileceği belirtildi. Proje alanında, yöre halkının dini ve kültürel ritüelleri nedeniyle ormanlara bağlı oldukları ve bu alanların etkilenebileceği ifade edildi.
İnceleme sonucunda, ÇED sürecinin henüz tamamlanmadığı ve ruhsatın bilimsel ve teknik açıdan yeterli olmadığı kanaatine varıldı. Ruhsat, 4 Ekim 2024 – 4 Ekim 2034 tarihleri arasında geçerli olmak üzere verilmiş olup, detaylar dikkate alındığında, ruhsatın uygun olmadığı sonucuna varıldı.
Rapor, bölgede toplam 60 bin 50 ağacın kesilmesinin tahmin edildiğini ve yaklaşık 5 bin 303,2 metreküp orman ürününün zarar göreceğini belirtti. Ayrıca, bölgedeki kutsal alanlara ve yöre halkının dini gerekçelerle ziyaret ettikleri bölgelerin etkinin dışında kalmadığı vurgulandı. Orman ve doğal alanların korunması ile madencilik faaliyetleri arasındaki olası olumsuzluklar üzerinde duruldu.