ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye’de Suriye’nin tanınan merkezi hükümete sahip olduğunu ve 2025 sonunda IŞİD ile Mücadele Koalisyonu’na katıldığını belirtti. SDG'nin sahadaki IŞİD karşıtı rolü büyük ölçüde sona ermiştir.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye'deki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye'nin artık tanınan bir merkezi hükümete sahip olduğunu ve 2025'in sonunda IŞİD ile Mücadele Küresel Koalisyonu’na 90.'ıncı üye olarak katıldığını belirtti. Bu adım, Batı yönelimini ve ABD ile terörle mücadelede iş birliğini gösteriyor. Bu gelişmeler, ABD ve SDG ortaklığını da değiştiriyor. SDG'nin sahadaki IŞİD karşıtı rolünün büyük ölçüde sona erdiği, Şam'ın güvenlik sorumluluklarını, hapishane ve kamplardaki tutukluların kontrolünü devralmaya hem istekli hem de yetkili olduğu ifade edildi.
Barrack, X hesabından yaptığı paylaşımda şu değerlendirmede bulundu:
Tarihsel olarak, ABD'nin kuzeydoğu Suriye'deki askeri varlığı IŞİD'e karşı ortaklık şeklinde gerekçelendirildi. SDG, 2019 yılına kadar IŞİD'in toprakhalifeliğini sona erdirmede etkili olmuş, birçok IŞİD savaşçısı ve ailesini hapishane ve kamplarda tutmuştur. O dönemde, merkezi bir Suriye devleti yoktu ve Esad zayıf konumdaydı.
Ancak, günümüzde durum tamamen değişmiş durumda. Suriye artık tanınan merkezi hükümete sahip olup, 2025 sonlarında IŞİD ile Mücadele Koalisyonu’na 90.'ncı üye olarak katıldı. Bu adım, ABD'nin işbirliği ve yönelimini gösteriyor. SDG'nin IŞİD karşıtı sahadaki rolü büyük ölçüde sona ermiş olup, Şam hükümeti bu sorumlulukları devralmaya istekli ve yetkilidir.
ABD, SDG’nin ayrı olarak rolünü sürdürmesini tercih etmeyip, bu geçişi kolaylaştırıyor. 18 Ocak'ta imzalanan entegrasyon anlaşmasını teminat altına almak ve uygulamak üzere Suriye hükümeti ve SDG liderleriyle görüşmeler yapıldı. Anlaşma, SDG savaşçılarını ulusal orduya entegre edip, petrol sahaları, sınır geçişleri gibi altyapıları devrediyor ve IŞİD tutuklularının kontrollünü Şam'a bırakıyor. ABD’nin uzun vadeli askeri varlıkta çıkarı olmadığını, IŞİD kalıntılarını yenilgiye uğratmayı, uzlaşmayı ve ülke bütünlüğünü desteklemeyi önceliklendirdiği bildirildi.
Barrack, Kürtler için yeni fırsatların doğduğunu ve entegrasyon, vatandaşlık, dil ve kültürün korunması ve yönetimde katılım gibi hakların sunulduğunu kaydetti. Bu, iç savaşta kazandıkları yarı özerklik seviyesinin çok ötesine geçen haklar sunmaktadır. ABD, Kürtlerin haklarının korunması ve IŞİD'e karşı iş birliği için baskı yaparken, alternatif uzun vadeli ayrılık ve istikrarsızlık risklerine de dikkat çekiyor. ABD destekli bu entegrasyon, Kürtlerin ulusun içinde kalıcı hak ve güvenlik elde etmeleri açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Suriye'deki ABD odakları ise, SDG’nin koruduğu IŞİD tutuklularının güvenliğinin sağlanması ve SDG ile hükümet arasındaki görüşmelerin kolaylaştırılmasıdır.