Türk Tabipleri Birliği, hak ihlalleri devam eden barış akademisyenleriyle dayanışma içinde olduklarını ve antidemokratik uygulamalara karşı duracaklarını açıkladı. Yargı süreçlerini takip edeceklerini de belirtti.

(ANKARA) - Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi'nden yapılan açıklamada, "Barış Akademisyenleri" olarak bilinen imzacı akademisyenlerin hak ihlallerinin 10'uncu yılında da devam ettiği belirtildi. Açıklamada, "Onurlu tutumları nedeniyle ağır bedeller ödemekte olan arkadaşlarımızla ve meslektaşlarımızla dayanışmayı sürdüreceğimiz, bitmek bilmeyen yargı süreçlerini titizlikle takip edeceğimiz ve darbe dönemlerini aratmayan bu antidemokratik ve keyfi uygulamalara boyun eğmeyeceğimizi kamuoyu ile paylaşırız" denildi.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi'nden yapılan açıklamada, 2016 yılında kamuoyuna duyurulan ve 11 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildirinin imzacı akademisyenlerinin hak ihlallerinin 10. yılında devam ettiği ifade edildi. Bu bildiride, 89 üniversiteden 1.128 akademisyen ve araştırmacı yer almıştı.
Açıklamada, Haziran 2015 seçimleri sonrası yaşanan olaylar ve Suruç ile 10 Ekim katliamları sonrası artan insan hakları ihlalleri anlatıldı. Bu ortamda demokratik hak talebinde bulunan akademisyenlere yönelik baskılar ve hedef gösterme uygulamaları mücadele edilmesi gereken sorunlar olarak vurgulandı. İmzacı akademisyenlerin sayısı başlangıçta 1.128 iken, desteklerle birlikte 2.200'ün üzerine çıktı.
Açıklamada, OHAL sonrası çıkarılan KHK'ler ile birçok akademisyenin kamu görevinden ihraç edildiği belirtildi. Toplamda 406 barış akademisyeni ihraç edilirken, 549 akademisyene ise çeşitli yollarla üniversitelerden uzaklaştırma veya yıldırma politikası uygulandı. Bu uygulamalar sonucunda akademisyenlerin pasaportları iptal edildi, imzadan önce açılmış dava olmamasına rağmen örgüt üyesi damgası yeme ve ceza davalarıyla karşı karşıya bırakıldılar.
İhraç edilen akademisyenlerin sadece 170'i görevlerine dönebildi. Yargı süreçleri devam etmekte olup, daire idare mahkemeleri ve Danıştay kararları beklemektedir. Uygulanan baskı ve ihraçlar sonucunda akademisyenlerin haklı mücadeleleri uzun yıllar sürdü ve birçok akademisyen hukuksal süreçleri devam etmektedir. Bu süreçte, sadece 4 akademisyenin yargı kararları kesinleşmiş durumdadır.
Son veriler, ihraç edilen 29 akademisyenden 2’sinin OHAL Komisyonu kararlarıyla, 14’ünün ise idari yargı kararlarıyla görevlerine iade edildiğini göstermektedir. Diğerleri ise süreçlerin devamı şeklindedir. Akademik özgürlüğü ve barış talebini savunan akademisyenlerin mücadelesi devam etmektedir ve antidemokratik uygulamalara karşı duruş sürdürülmektedir.