TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin Suriye’nin güçlenmesi ve demokratik, güçlü bir devletin inşası için her türlü desteği verdiğini belirtti. Ayrıca, SDG ve Gazze konuları hakkında da açıklamalarda bulundu.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin Suriye’nin devlet yapısının güçlenmesi ve demokratik, güçlü bir Suriye’nin oluşumu için her türlü desteği verdiğini ifade etti. Kurtulmuş, “SDG'ye diyoruz ki, fırsat bu fırsat, demokratik bir Suriye'nin inşası için gelin, mevcut yönetimin içerisinde siz de rolünüzü alın, etkinizi oluşturun ve Suriye devletinin bir parçası olun” şeklinde konuştu. Türkiye’nin Gazze ile ilgili Barış Kurulu’na katılıp katılmayacağının henüz netleşmediğini belirten Kurtulmuş, “Gazze’nin aydınlık geleceğinin inşa edilebilmesi için fiilen sahada olmak dahil her türlü desteğe hazır olduğunu Türkiye zaten ilan etmiştir” diye ekledi.
Türkiye’nin Suriye’deki gelişmelerden ve istikrarsızlıklardan etkilendiğine dikkat çeken Kurtulmuş, Baas rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye’nin amacı, istikrarlı bir yönetimin oluşmasıdır. Suriye’de kapsayıcı bir siyasetin kurulması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, meşru Suriye yönetimi ile terör örgütü YPG/SDG arasındaki mutabakatı hatırlatarak, bu mutabakatın sağlanmasını ümit ettiklerini ve böylece tehditlerin ortadan kalkacağı görüşünü paylaştı.
Türkiye’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun terör örgütleriyle mücadelede önemli adımlar attığını belirten Kurtulmuş, sınırların hemen yanında terör oluşumlarının olmasını kabul etmediklerini vurguladı. Türkiye’nin, terörsüz bir bölge ve ülke hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Kurtulmuş, bölgedeki terör örgütlerinin sınırlarımızdan ve bölgede var olmamalarını sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısına da değinen Kurtulmuş, YPG/SDG yapılanmasının tamamen terör faaliyetlerini sona erdirmesi gerektiğini vurguladı.
Meclis Başkanı, Suriye’deki terör örgütlerinin yeni anayasa ve siyasi süreçlere dahil edilmesi fırsatını değerlendirmeleri gerektiğine işaret etti. Türkiye’nin masada farklı, sahada farklı söylemler sergilemeyeceğine dikkati çekti. Ayrıca, Kürtlerin sistem içinde yer almasına ve kimlikleriyle var olmalarına destek verdiğini belirtti.
Güvenlik anlaşması kapsamında, Suriye ile Türkiye’nin ortak hareket ettiğine ve YPG/SDG’nin bu anlaşmadan vazgeçmediği takdirde askeri müdahaleye açık olduğu görüşünü paylaştı. Kurtulmuş, Türkiye’nin Suriye yönetimine ilk günden beri destek verdiğini, SDG’nin bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin, bölgedeki güçlerini Gazze’nin güvenliği ve istikrarı için de kullanmayı planladığını açıkladı.
Gazze’deki barış kurulu konusunun henüz netlik kazanmadığını bildiren Kurtulmuş, Türkiye’nin her platformda destek olmaya hazır olduğunu ifade etti. Gazze’nin barış ve güvenliğinin sağlanması için sahada olmak dâhil, her türlü desteğin verileceğine vurgu yaptı. Netanyahu’nun bu konudaki sözlerine de tepki göstererek, Türkiye’nin tutumunun değişmeyeceğini ve halkın hayrına olan her türlü yardıma devam edileceğini belirtti.
İsrail’in, uluslararası barış kurulu katılımını istememesine ilişkin açıklamalara rağmen, Türkiye’nin bu alanda faaliyet göstereceğini ve Gazze halkının yararına çalışmaya devam edeceğini kaydetti. Kurtulmuş, Netanyahu’nun sözlerinin herhangi bir kıymeti olmadığını vurguladı.
İran’daki gelişmelere ilişkin olarak, Kurtulmuş, İran’ın egemen bir ülke olduğunu, dış müdahale ve empoze edilmeleri kabul etmeyeceklerini söyledi. İran’ın kendi sorunlarını kendi halkının kararına göre çözülebileceğine işaret etti. Türkiye’nin Petrol ve Libya politikaları hakkında ise, hiçbir ülkenin petrolüyle ilgilenmediğini, Libya’nın kendi halkının çıkarlarına uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini belirtti. Libya’ya destek verdiğini, halkın petrol imkanlarından yararlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.