TBMM’de 2026 bütçe görüşmeleri sırasında, Türkiye İşçi Partisi temsilcileri gençler ve çocuklar üzerine sorular yöneltti. MESEM uygulamasıyla ilgili eleştiriler ve sorular da gündeme getirildi.

TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’ün başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, gençlerin ve çocukların protesto hakkını kullandığını belirterek, "Sizi protesto eden gençler vicdanlarının sesini dinledi, yasaların ve Anayasa’nın verdiği hakkı kullandı. Siz onları hangi yasayla tutuklattınız? Bu hakkı nereden alıyorsunuz? Çocuklara, gençlere; yani bu ülkenin geleceğine neden düşmansınız" diye sordu.
İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ise, "Yoksul çocuklara reva gördüğünüz bu köleliği kabul etmeyen 16 yoldaşım hala hapiste. MESEM’inizi de alıp o koltuktan kalkmak için daha kaç öğrencinin hayatını kaybetmesini bekliyorsunuz" sorusunu yöneltti.
İlginç detaylar veren Erkan Baş, "Komisyonda sorduk, kaçtınız. Gençler, patronlarla yaptığınız toplantıya geldi, içeri sokmadınız. Yetmedi, tutuklattınız. Şimdi ‘çocuklar ölmesin’ dediği için tutuklanan 16 genç adına soruyorum: MESEM’lerde çalışırken kaç evladımız öldü? Çocukların nasıl çalıştırıldığını, hangi şartlarda can verdiğini biliyor musunuz? Bu çocukların fotoğraflarına bakabiliyor musunuz? Çocukların öldüğü iş yerlerinde tek bir patron tutuklandı mı? İktidara göre çocukların ölmesi normal mi, zenginler dokunulmaz mı? MESEM’e giden çocukların ailelerinin hepsi yoksul mu, bir tane zengin çocuğu var mı? Bu ailelerin yoksulluğunun iktidarınızın eseri olduğunu biliyor musunuz? Sizi protesto eden gençler vicdanlarına sahip olup, yasaları ve Anayasa’nın verdiği hakkı kullandı. Siz onları hangi yasa ile tutuklattınız? Bu hakkı nereden alıyorsunuz? Çocuklara, gençlere; yani bu ülkenin geleceğine neden düşmansınız?"
Başka bir eleştiri ise, "MESEM’inizi de alıp o koltuktan kalkmak için daha kaç öğrencinin hayatını kaybetmesini bekliyorsunuz?" ifadesiyle dile getirildi.
Sera Kadıgil ise, "Önümde 40 bin imza var. Sadece 10 günde toplandı ve her gün artıyor. Buradaki vicdan sahibi milletvekilleri ve sokakta karşılaştığımız insanlar, çocuklarımızın açlık ve yoksulluk içinde olduğunu söylüyor. Zenginlere, patronlara ayrılan bütçeden yüzde 1,5 pay verseydiniz, tüm çocuklar sıcak yemekle okula gidebilirdi. Neden bu yapılmıyor? Bu sene 17 öğrenci katledildi. Yoksul çocuklara reva gördüğünüz köleliği kabul etmeyen 16 yoldaşım hâlâ hapiste ve kaç öğrenci daha ölecek diye bekleniyor" dedi.