Temel sorun belli oldu Türkiye'de hayvanların refahı yok Hayvancılığın zorlukları ve maliyetler CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın emek yoğun yapısına dikkat çekerek, "Hayvancılık zor bir iş. Yirmi d…

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın emek yoğun yapısına dikkat çekerek, "Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Bakımından doğumuna kadar sürekli ilgi ve takip gerekir. On iki ay kapalı kalan hayvanda refahı ne kadar sağlarsanız o kadar fayda elde edilir. Süt yemi vermeden süt verimini artırmak mümkün değildir. Ülkemizde büyükbaş hayvancılıkta mera hayvancılığı giderek azalıyor. Yem fiyatları düzenli artarken, süt inekçilerinin gelirleri bu artışa yetişemiyor. İthal yem fiyatlarındaki yükselme, doğrudan hayvancılık yapanlar ve süt inekçileri üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkede 900 lirayı bulmuş durumda. Yonca, saman, silaj gibi yemlerin maliyetleri arttıkça hayvanların toplam giderleri de yükseliyor. Bu yüksek maliyetlere rağmen satış fiyatlarının yeterli olmaması, zarar etmelerine neden oluyor" dedi.
Hayvancılığın çiftçilikle birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, "Çiftçilik yapmadan hayvancılık sürdürülemez. Buğday, arpa, mısır, yonca, küspesi ve saman gibi ürünlerin artan maliyetleri, hayvancılıkta olumsuzluklara yol açıyor. Kesen hayvanların fiyatı 600 liradan çıkarken, raftaki et fiyatı 1000 TL'yi aşıyor. Üretici, kesim, satış ve market fiyatları arasındaki farklar nedeniyle dar gelirli vatandaşlar uygun fiyatlı et ve süt alamıyor. Hem çiftçilik hem hayvancılık yapan, hem de kazanmadan bu işi sürdüren insanlar var" ifadelerini kullandı.
Gürer, "Türkiye'de 6,5 milyondan fazla süt ineği bulunmasına rağmen Fransa'nın 3,5 milyon süt ineği ile daha fazla süt ürettiğine dikkat çekti. Fransa'daki hayvanların sağlanan bakımla elde edilen verimlilik sayesinde, hayvan refahının önemli olduğu görülüyor. Hayvanların gerekli bakımıyla sağlanan refah, süt üretimini doğrudan etkiliyor" dedi.
Besici Zülfü Ünal, "Ülkemizde üretim azaldı. 2026 yılına kadar, çiftçimiz, besicimiz bu işi bırakmayı düşünüyor. Et üretiyorsam, hayvanı maliyetle alıp, yüksek yem fiyatlarıyla besliyorum ve kesiyorum, yerine yenisini koyamıyorum. Geçimimi sağlamakta zorlanıyorum" dedi. Ünal, "Yılbaşından sonra süt fiyatlarına gelen artışla birlikte, şu an 22 lira olan süt fiyatlarının en az 30 liraya çıkmasını istiyoruz. Bir litre süte iki kilo yem alamıyoruz. Elektrik, veteriner, ilaç gibi giderleri karşılamakta zorlanıyorum. Köyde hayvanlar çoğu zaman boş ve üretim durdu" ifadelerini kullandı. Küçükbaş hayvan üreticisi Zafer Özyiğit, "Eskiden 400 davar vardı, şimdi 50-60'a düştü. Bakım için destek göremiyoruz. Yem alamıyoruz. Köyde hayvancılık yapanlar azaldı, genç nüfus göç ediyor" şeklinde konuştu.
Niğde Yeşilgölcük Kasabası'nda hayvan sahipleriyle görüşen Gürer, "2025 yılında 739 bin hayvan için 1,2 milyar dolar döviz yurt dışına çıktı. Bu tutarın, yerli üreticilere destek olarak kullanılması daha doğru olurdu. Süt inekçiliğini teşvik edilmesi gerekir. Hayvan refahı ve süt veriminin artırılması için önlemler alınmalı. Yem maliyetleri arttıkça hayvancılık daha zor hale geliyor" dedi. Süt üreticisi Bülent Özden, "Maliyetler yüksek, yem fiyatları pahalı, veteriner giderleri artıyor. Gün geçtikçe üretim zorlaşıyor. Yüz hayvanım varsa, yetmişe düştü. Kendimiz yese bile maliyet yüksek, ailemizle birlikte ekmek kazanmak zor" ifadelerini kullandı. Ömer Fethi Gürer, "Üreticilerin eline geçen para 20 lirayı geçmiyor. Elli kiloluk yem 900 lira civarında. Üretici, sütü 22 liradan satıyor, ama aracıların aldığı fiyatlar nedeniyle üreticinin eline geçmiyor" diye ekledi.
Gürer, "Yem sübvansiyonu yapılmalı. Hayvan hastalıkları ve doğum sonrası ölümler önlenmeli. Veteriner hizmetleri düzenli sağlanmalı. Ahır giderleri azaltılmalı. Aşılar zamanında ve düzenli yapılmalı. Bir litre süt karşılığında en az 1,5 kilo yem verilmesi sağlanmalı. Aksi takdirde hayvancılık sorunları derinleşir" şeklinde önerdi. Köylerde yaşayan besiciler, "Çiftçilik yapmadan hayvancılık sürdürülemez. Kendi yemimizi üretmek zorundayız, sürekli dışarıdan yem alıyoruz, bu işin devamlılığı zor" dedi. Gürer, "Üreticilere destek artırılmalı, ithal yerine yerli üretici desteklenmeli. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları ve yükselen giderler karşısında üretici mücadele ediyor. Çözüme ulaşmak için seyretmek yerine, düzenleme yapılmalı" ifadelerini kullandı.