Türkiye’nin en genç il genel meclis üyesi Melek Beyza Temiz Saltıkalp, Avrupa Konseyi’nde masumiyet karinesinin siyasi tutuklamalara dönüştürülmesine dikkat çekti. En dikkat çekici örnek Ekrem İmamoğlu oldu.

Türkiye’nin en genç il genel meclis üyesi CHP Osmaniye İl Genel Meclis Üyesi Melek Beyza Temiz Saltıkalp, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde, masumiyet karinesinin siyasi rakipleri tasfiye etmek amacıyla peşinen verilmiş bir suçluluk karinesine dönüştürülmekte olduğunu belirtti. En dikkat çekici örnek olarak ülkemizde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gösterildi.
Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (YBYK) 50. Genel Kurulu 30 Mart - 2 Nisan tarihlerinde gerçekleştirildi. Saltıkalp, YBYK üyesi olarak genel kurulda konuşma yaptı.
Saltıkalp, insan haklarının korunmasının artık sadece kağıt üzerinde kalmadığını, 2023 Reykjavik Deklarasyonu’nun yerel yönetimlerin bu sistemde kilit aktörler olduğunu vurguladığını ifade etti. Vatandaşların hak ve refahına en yakın noktada olan yerel yöneticilerin, yalnızca idari uygulayıcı değil, demokrasinin savunucusu olduğunu belirtti. Merkezi yönetimin baskıcı politikalarına karşı yerel yönetimlerin koruyucu olduğu tecrübesini paylaştı.
Yazıda, AİHM’in kalbinde yer alan masumiyet karinesinin, siyasi rakipleri tasfiye etmek için kullanıldığını anlatan Saltıkalp, bunun en net örneğinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu söyledi. Seçilmiş bir belediye başkanının, hukuka aykırı iddianamelerle özgürlüğünden mahrum bırakılmasının sadece bireysel bir hak ihlali olmadığını, aynı zamanda yerel halkın demokratik temsil hakkının ve milyonlarca seçmenin iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini vurguladı.
Saltıkalp, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunması için yerel düzeyde standartların hayata geçirilmesi gerektiğine değindi. Ayrıca, yerel bütçeleme ve kaynak aktarımında adil ve siyasi kaygılardan uzak uygulamaların teşvik edilmesi gerekliliğine dikkat çekti. Şehirlerin insan haklarının teminat altına alınması için hukukun ön planda tutulmaya devam edilecektir.