TÜSİAD yönetim kurulu başkanı ve yardımcısı Brüksel’de AB kurumlarıyla temaslarda bulundu. Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve ortak stratejiler tartışıldı.

(ANKARA) – TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Başkan Yardımcısı B. Can Yücaoğlu, Avrupa Birliği (AB) kurumlarıyla temaslarda bulunmak üzere Belçika'nın başkenti Brüksel’i ziyaret etti.
TÜSİAD, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda, Türkiye'nin AB ekonomisinin, kurumsal ve hukuki yapısının ve Avrupa güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Heyet, küresel rekabetin yıkıcı etkilerine dikkati çekti ve “ortak gündemin vakit kaybetmeden ilerletilmesi” çağrısında bulundu. Avrupa’da yeni bir yapılanma sürecinin yaşandığına işaret eden TÜSİAD, AB’nin Türkiye’yi “yeni rekabetçilik coğrafyasının merkezinde, net ve güçlü bir biçimde konumlandırması” gerektiğini belirtti. Ayrıca, AB kurumlarında tartışılan “AB ürünleri tercihine” ilişkin düzenlemelerin, bu gerçeklik göz önünde bulundurularak tasarlanmasını istediler.
Heyet, Türkiye–AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinin vakit geçirmeden başlatılması gerektiğini vurguladı ve yeşil dönüşüm ile dijitalleşme ekseninde yakın sanayi işbirliğinin, rekabetçiliği artıracak temel unsurlar arasında olduğunu belirtti.
Brüksel temaslarının ilk gününde TÜSİAD heyeti, Savunma ve Uzay Politikalarından Sorumlu AB Komiseri Andrius Kubilius ile bir araya geldi. Görüşmede, artan jeopolitik ve jeoekonomik baskılar karşısında Türkiye’nin AB’nin rekabetçilik ve güvenlik stratejilerine güçlü şekilde entegre edilmesinin önemi vurgulandı. Heyet, Türkiye’nin AB’ye aday ülke statüsü, Gümrük Birliği ortaklığı ve NATO müttefikliği nedeniyle bu entegrasyonun doğal ve zorunlu olduğunun altını çizdi.
TÜSİAD, daha yakın işbirliğinin inovasyon, çift kullanımlı teknolojiler ve çok sektörlü sanayi kapasitelerini destekleyeceğine işaret ederek, ortak kaynak ve yeteneklerin etkin kullanımı için ölçeklendirilebilir bir ekosistemin gerekliliğini belirtti. Bu çerçevede, Türkiye’nin AB savunma fonu SAFE mekanizmasına sınırsız katılımının sağlanması çağrısında bulunuldu ve bu katılımın Avrupa’da dayanışma, caydırıcılık ve savunma sanayinin rekabetçiliği açısından önemli olduğu ifade edildi.
Heyet, “Avrupa güvenliğinin geleceğini birlikte tasarlamalıyız” mesajı verirken, kapsayıcı bir yaklaşımın AB ve geniş Avrupa’nın açık stratejik özerkliğinin temelini oluşturacağını vurguladı.