Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Bayraktar, 2025 yılında afetler ve hastalıkların çiftçilerin ekonomik ve psikolojik yapısını olumsuz etkilediğini belirtti. Kredi ve destek talepleri ön plana çıktı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2025 yılında yaşanan afetler ve hastalıkların çiftçilerin ekonomik dengesini bozduğunu söyledi. Birçok çiftçinin kullandığı kredileri ödeyemeyecek durumda olduğunu ifade eden Bayraktar, bu borçluluk halinin sadece tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine değil, sosyolojik ve psikolojik sorunlara da yol açtığını belirtti. Tarımsal üretimin devamı ve gıda güvencesinin sağlanması için doğal afetler konusunda daha dikkatli olunması, afet öncesi ve sonrası süreçlerin doğru yönetilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Bayraktar, çiftçilere Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kredi verilmediğini, SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borçları nedeniyle bu durumun ortaya çıktığını belirtti. Çiftçilerin zirai don, kuraklık, hastalık ve ekonomik şartlar nedeniyle krediye acil ihtiyaç duyduğunu anlattı. Ayrıca, 'Borcun varsa kredi vermem' şartının üreticilere zarar verdiğini, kredilerin ödenemediğini ve prim yüksekliği nedeniyle SGK borçlarının ödenmediğini ve bazı çiftçilerin muafiyet belgesi alarak SGK’dan çıktığını dile getirdi. Vergi borçlarını ödeyemeyen çiftçiler de bulunmakta, bu engellerin hızla kaldırılması gerektiğine vurgu yaptı.
2025 yılı başında, tarım sektörünü etkileyen doğal afetlerin özellikle zirai don ve kuraklık olduğu ifade edildi. Bu olayların üretimin yanı sıra gelirleri de olumsuz etkilediği, gıda tedarik zinciri ve tüketici fiyatlarına yansıdığı bildirildi. Bayraktar, 65 ilin ziyaretinde afetlerin yarattığı hasarı yerinde gördüğünü, desteklerin yetersiz kalmaması için girişimlerde bulunulduğunu belirtti. Sigorta olmadan yapılan destekler, sehven yapılan yanlış yönlendirmeler ve bilgi eksikliği nedeniyle bazı çiftçilerin mağduriyet yaşadığını, bu mağduriyetlerin giderildiğini açıkladı. 24 Temmuz 2025 tarihinden önce başvurusu yapılmış ve tespit edilmiş çiftçilere ek 821 milyon lira ödenerek destek sağlandı.
Ziraat odalarından alınan bilgilere göre, 2025'te yağışların yetersiz olduğu ve ürünlerin olumsuz etkilendiği belirtildi. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde tarımsal kuraklığın görüldüğü ve üretim miktarlarının düştüğü kaydedildi. Bu durumun, yulaf, arpa, çavdar ve buğdayda önemli oranlarda üretim kaybına neden olduğu, kuru baklagil üretiminin de yüzde 29 azaldığı bildirildi. Bu ürünler, ülkenin stratejik ürünleri olarak görülüyor. Tarımsal don ve kuraklık nedeniyle, zarar gören çiftçilerin zararlarının karşılanması gerektiği vurgulandı.
Şap hastalığının hayvanlarda et ve süt veriminde ciddi düşüşlere yol açmasıyla birlikte, afetler ve hastalıklar çiftçilerin ekonomik ve psikolojik yapısını olumsuz etkiledi. Çiftçilerin birçok krediyi ödemekte güçlük çektiği belirtildi. Bu durumun tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verdiği ve sosyolojik sorunlara yol açtığı ifade edildi.
Bayraktar, çiftçilerin kredilerinin en az 1 yıl faizsiz şekilde ertelenmesini önerdi. Ayrıca, şap hastalığı nedeniyle hayvan kaybı yaşayan üreticilere düşük faizli kredi desteği sağlanması gerektiğini belirtti. Doğal afetler konusunda daha dikkatli olunması, afet öncesi ve sonrası süreçlerin doğru yönetilmesi, çiftçilerin mağdur edilmemesi gerektiğine işaret etti. Bayraktar, 2026 yılının afet ve hastalıklardan uzak, bolluk ve bereket içinde geçmesini temenni etti.