TBMM Genel Kurulu'nda Uğur Poyraz, Kürtlerin hayatına ilişkin son gelişmeler sorgulanırken, Sakık ve diğer vekiller barış ve hak taleplerini dile getirdi. Konuşmalar siyasetin ana gündemindeydi.

DEM Parti Muş Milletvekili Sırrı Sakık, "Koca bir partinin genel başkanı dün barış karşıtlığı yapacağı iddiasıyla yalana sarılıyor. Söylemediğim bir cümleyi söylemiş gibi toplumu yanıltmak için sürekli yalan söylüyorlar. Provokatör de sizsiniz, aymaz da sizsiniz, yalancı da sizsiniz" dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Sakık'ın konuşmasını şiddetle kınadığını belirterek, "Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu'nun ismini vermeden ama onu kastederek yapmış olduğu bu açıklama başka bir bilinçaltının kusulmasından ibarettir. Bugüne kadar Kürtlerle ilgili, Kürtlerin hayatına dair ne gelişme oldu? Varsa yoksa terörist başının muhataplığı, terörist başının referansı, varsa yoksa teröristlere özgürlük, teröristlere haklar... Kürtlere bir buçuk yıldır hangi hakkı bahşedildi?" ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında, şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesi, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması ve bedelli askerlik tutarının artırılmasını içeren "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin görüşmeleri için toplandı.
Sakık, gündem dışı söz talebinde, "Koca bir partinin genel başkanı dün barış karşıtlığı yapacağım diye yalana sarılıyor. Söylemediğim bir cümleyi söylemiş gibi toplumu yanıltmak için sürekli yalan söylüyorlar. Provokatör de sizsiniz, aymaz da sizsiniz, yalancı da sizsiniz. Ben 'Bursa'yı Amed'e çeviririz' demedim. Bugün Bursa'da, Amed’de ve İstanbul’da oluşan barış ruhunun Bursa’da da oluştuğunu söyledim. Siz bundan rahatsız oluyorsunuz. Barıştan rahatsız oluyorsunuz. Siz bu topraklarda halkların kucaklaşmasından rahatsız oluyorsunuz. Daha çok kuduracaksınız. Barış bu topraklarda inşa olacak ve sizin gibi partiler bu topraklarda olmayacak" ifadelerini kullandı.
Poyraz, Sakık'ın sözlerine yönelik tepki göstererek, "Bu ne bir siyasetçiye ne de adı özgürlük ya da hak tanımı ya da hak arayışına ilişkin bir dile yakışmaz. Bu, özgürlük ve hak arayışı tanımlarının tamamının bir maskeleme olduğunun açık göstergesidir. Bu dili bırakın. Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu'nun ismini vermeden ama onu kastederek yapmış bu açıklama başka bir bilinçaltının kusulmasıdır. Bugüne kadar bu kürsüde, parlamento ve diğer platformlarda, Kürtlere, Türklere ve ülkenin her unsuruna ilişkinde 'Etnik, mezhepsel hiçbir fark gözetmeksizin hukuk, demokrasi, adalet ve özgürlükler' dedik. Herkesin bu taleplerde birleşmesi gerektiğinin altını çizdi."
Poyraz, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlar arasında fark gözetmediğini vurgulayarak, "Bugüne kadar 1,5 yıldır sürdürülen çalışmalar, 'Terörsüz Türkiye', milli kardeşlik ve dayanışma gibi isimler altında yürütüldü. Kürtlerin hayatında ne değişti? Hangi haklar verildi? Terörist başının muhataplığı ve referansı dışında ne gelişme oldu? Kürtlere bir buçuk yıldır hangi hakkı bahşedildi? Vatandaşlar arasındaki eşitlik ve anayasal haklar kimlerce gasbedildi?" ifadelerini kullandı.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, çatışmaların ve adaletsizliklerin yaşandığı bir coğrafyada barış ve kardeşlik mesajları vererek, "Herkesin dilini bu sorumlulukla kurması gerekir. Barış inşa etmek, yeniyi yaratmak zor ve zaman alıcıdır. Yeni bir başlangıç yapacaksak, dilimizi dönüştürerek ve birbirimize tahammül ederek ilerlemeliyiz" şeklinde konuştu. Ayrıca, gençlerin hayatını kaybetmemesi ve süreçte hukuksal değişikliklerin olmasa da ilerleme kaydedilmesini vurguladı. "Barış ve çözüm, hamaset değil, ortak söz olmalı" diyerek sözlerini tamamladı.