SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/Ümit Özdağ: Türk milletini bölmeye çalışanlar ‘terörsüz Türkiye’ iddiasını kullanıyor

Ümit Özdağ: Türk milletini bölmeye çalışanlar ‘terörsüz Türkiye’ iddiasını kullanıyor

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Nevruz kutlamalarında yaşananlara değinerek iktidarın politikalarını bölücü örgüt yandaşlarına cesaret verdiğini ve ‘terörsüz Türkiye’ söyleminin bölücüleri teşvik ettiğini belirtti.

Ümit Özdağ: Türk milletini bölmeye çalışanlar ‘terörsüz Türkiye’ iddiasını kullanıyor
Reklam yükleniyor...

Ümit Özdağ: ’Terörsüz Türkiye’ diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyorlar

(ANKARA)- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Bu Nevruz'da gördük, iktidarın politikalarından cesaret alan bölücü örgüt yandaşları Türkiye'nin her yanında Nevruz'u değil, terör örgütünün ve terör örgütünün elebaşının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve iktidara dayatmış olduğu şartların kabulünün kutlamasını yaptılar. Evet, bir tarafta şehitliklerde onurlu, vakur ama sessiz bir öfke hâkim. Öte yanda da meydanlarda, zaman zaman metro duraklarında şımarık, hoyrat ve bölücü ihanet yaygarasını görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’ diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyorlar" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ramazan Bayramı'nın bayram havasında olmadığını belirten Özdağ, "Bir ay sürer ramazan ayı ve oruç tutarız. Ama AK Parti iktidarının ekonomik politikaları milleti 12 ay oruç tutmaya zorluyor. 32 bin TL açlık sınırının altında 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan milyonlarca insan yaşıyor. 17 milyon emekli, dul ve yetim 20 bin lira ve altında maaşla geçinmeye çalışıyor ve bu insanlara bayram harçlığı olarak 4 bin lira bir harçlık öneriliyor" dedi.

“‘Terörsüz Türkiye’ diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyorlar”

Nevruz kutlamaları sırasında yaşananlara ilişkin de değerlendirmede bulunan Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Bu Nevruz'da gördük, iktidarın politikalarından cesaret alan bölücü örgüt yandaşları Türkiye'nin her yanında Nevruz'u değil, terör örgütünün ve terör örgütünün elebaşının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve iktidara dayatmış olduğu şartların kabulünün kutlamasını yaptılar. Evet, bir tarafta şehitliklerde onurlu, vakur ama sessiz bir öfke hâkim. Öte yanda da meydanlarda, zaman zaman metro duraklarında şımarık, hoyrat ve bölücü ihanet yaygarasını görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’ diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyorlar. Hak, hukuk, adalet ve devlet düşüncesini, devlet otoritesi düşüncesini ortadan kaldırıyorlar. Elini ay yıldızlı bayrağı alıp hukuk devleti ve anayasa için sokağa çıkan Türk gençlerinin üzerine biber gazı ile emniyet mensuplarını saldırtanlar, PKK'nın yapmış olduğu, yandaşlarının yapmış olduğu gösterilerde TUSAŞ'ı basan teröristlerin pankartlarının taşınmasını engellemek için hamlede bulunmuyorlar. Nevruz diye düzenlemiş oldukları toplantıda alanda bir tane Türk bayrağı yok. Ama narko terörist Öcalan'ın fotoğrafları, bölücü flamalar ve Türkiye'nin birliğine ihanet eden sloganlar hâkim. Sizin terörsüz Türkiye'niz böyle mi kurulacak? Bizim terörsüz Türkiye'den anladığımız, terörün ortadan kalktığı bir Türkiye, sizin terörsüz Türkiye'den anladığınız, dağlarda yok edilen terör örgütünün şimdi şehirlerde, meydanda ve mecliste hâkim hale gelmesi anlaşılan."

"Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in kurucu fabrika ayarlarıyla oynamayın, oynanmasına izin vermeyin"

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak tanımladığı sürece ilişkin iktidara çağrıda bulunan Özdağ şöyle konuştu:

"Gelin şimdi birlikte buradan terör örgütleri ve onların meclisteki siyasi memurlarıyla iş tutmaya çalışan, kendilerince siyasi aritmetik hesapları yapanlara seslenelim. Memleketin siyasi bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve laik, üniter, milli devlet yapımızı hedef alan bölücü terör gruplarıyla terörsüz Türkiye olmaz, olamaz. FETÖ ile birlikte yürüdüğünüz yollardan ve ıslandığınız yağmurlardan hiç mi ders almadınız? Birinci açılım sürecinde yaşananlardan hiç mi ders almadınız? Bayram sonrası yani işte bugünlerde siyasi kapitülasyon nitelikli yasa değişikliklerine hazırlandığınızı anlıyoruz ve tekrar sizi uyarıyoruz. Anayasanın 66. maddesindeki Türk vatandaşlığıyla oynayanlar, Türk vatanının sınırlarıyla da oynamaya başlamışlardır demektir. Buna büyük Türk milleti izin vermeyecektir. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in kurucu fabrika ayarlarıyla oynamayın, oynanmasına izin vermeyin. Yabancı büyükelçilerin çizmiş olduğu siyasi çerçeveler değil, Türk milletinin Atatürk'ün önderliğinde kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti korunması ve savunulması gereken projedir. Haziran 2015 seçimlerinden ders alın. Halk sizi 400 milletvekili diye girdiğiniz seçimde sandığa gömmüş ve iktidardan düşürmüştü. Bu sefer Türk milletinin devletiyle, üniter milli devletle oynamaya devam eder, Öcalan'la özgürlük vaat ederseniz, bilin ki önümüzdeki ilk seçimde, 2026, 2027, 2028, her ne zaman olursa olsun, Türk milleti sizi sandığa bu sefer çıkmamak üzere gömecektir."

"Ebru Teğmen'le ilgili karar alındığı tarih ilginç"

Özdağ, "Mustafa Kemal'in askeriyiz" sloganı attıkları gerekçesiyle TSK'dan ihraç edilen teğmenlerden Ebru Eroğlu'nun, ihraç kararına karşı açtığı davada alınan karara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Topçu Teğmen Ebru Eroğlu, dönem birincisiydi biliyorsunuz. İhraç kararına karşı Ankara 4. İdare Mahkemesi'nde bir dava açtı. Bu dava reddedildi ve idare mahkemesi Teğmen Ebru Eroğlu'nun TSK'ya dönmesini uygun bulmamış. Şimdi istinafa gidecektir muhtemelen. Diğer teğmenlerin ise davalarında olumlu gelişmeler olduğunu biliyoruz. Değerli arkadaşlar, bu tür davalarda kararlar bir iki ay içerisinde çıkar. Ancak Ebru Teğmen'le ilgili karar alındığı tarih ilginç, 13 Mart. 13 Mart'ın özelliği nedir? 13 Mart'ın özelliği, Mustafa Kemal'in Harbiye'ye giriş tarihi ve Harbiyelilerin geleneksel yoklamada ‘1283 içimizde’ diyerek haykırdıkları gün olmasıdır. Tabii ki 1283 sadece Harbiyelilerin içinde değil arkadaşlar. 1283 bütün Zafer Partililerinin içinde. 1283 bütün büyük Türk milletinin içindedir. Herhalde garip bir tesadüf 13 Mart'ta açıklanmış olması."

"TSK'nın ve devletin itibarı; ’Terörsüz Türkiye’ denilerek teröre teslim olununca zedelenir"

Özdağ, teğmenlerin ihracına ilişkin de tepkisini dile getirerek şunları kaydetti: "Terör örgütü paçavralarıyla özgürce gösteriler yapıp, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine nefretlerini, kinlerini rahatlıkla kusabiliyorlar ama öte yandan tören bittikten sonra teğmenlerin kendi aralarında kılıç çatıp, ‘Mustafa Kemal'in askeriyiz’ demeleri TSK'nın itibarını zedeledi diye ordudan, TSK'dan ihraç ediliyorlar. Bilinmeli ki TSK'nın ve devletin itibarı hak ve hukukun dışına çıkılınca, terörle mücadele yerine terörle müzakere edilince, Diyarbakır'da Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine hakaret niteliği taşıyan bölücü mitinglere müsaade edilince ve terörsüz Türkiye denilerek teröre teslim olununca zedelenir. ‘Mustafa Kemal'in askeriyiz’ demekle ne TSK'nın ne devletin itibarında zedelenme olur, sadece büyük bir gerçek dile getirilmiş olur."

"Yunanistan, İran krizini bahane ederek Kıbrıs'ta ve Ege'de silahlanmaya devam ediyor"

Yunanistan'ın İran krizini bahane ederek Kıbrıs ve Ege'de silahlandığını öne süren Özdağ, iktidara şu soruları yöneltti:

  • Semadirek Adası'na Patriot sistemleri yerleştiriliyor mu?
  • Balıkesir, Bandırma ve Eskişehir'den ya da bölgedeki yedek hava meydanlarından kalkacak jetler doğrudan tehdidi oluşturuyor mu?
  • Yunanistan'a karşı Ege'de radar ve milli füze sistemlerini güçlendirmeyi planlıyor musunuz?

“İsrail, Amerika'nın desteğine rağmen ağır kayıplar verdi”

Özdağ, Orta Doğu'daki gelişmelere değinerek şu değerlendirmeleri yaptı:

"İran kendisini etkili bir şekilde savunmaya devam ediyor. Bu savaşın ortaya koyduğu gerçek şudur: İsrail ilk kez Orta Doğu'da Arap olmayan bir ülke ile savaşa girmiş ve Amerika'nın tüm desteğine rağmen ağır şekilde hırpalanmıştır. Eğer İsrail bu savaşı tek başına İran'a karşı verseydi, daha kötü durumda olacağı kesindi. Gazze'de ve Lübnan'da gösterilen saldırganlığın, bölgedeki Arap olmayan ülkelere karşı teslim alınmış olması ise bölgesel dengelerin değiştiğini gösteriyor. Bu savaşta İsrail, büyük kayıplar vermiş ve ağır zedelenmiş durumdadır."

"Bu saldırının İran'la ilgisi yok"

Gazetecilerin İran'ın Türk ham petrol tankerine yönelik saldırısıyla ilgili sorusuna Özdağ şu yanıtı verdi:

"Bu olayın İran'la ilgisi olmadığından eminim. İran'ın böyle bir eylem yapması mümkün değil. Eğer başka biri çıkıp provokasyon iddiasında bulunursa, bölgeden gelen istihbaratlarla doğrulanması gerekir. Bu olay bir Karadeniz operasyonu ve bölgedeki savaşın parçası olarak değerlendirilebilir. En olası fail, daha önce TürkAkım'a saldırı düzenleyen veya sabotaj yapan güçlerdir."

"Gazetecilerin tutuklanmasıyla ilgili"

Özdağ, gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin şöyle dedi: "Bağımsız basına yönelik baskılar devam ediyor. Mahkeme tutanaklarında yazanlar nedeniyle gazeteciler tutuklanıyor. Türkiye'de bağımsız yargı kalmadı; hukuku hiçe sayan operasyonlar sürüyor. Habercilik yapan arkadaşlarımızın dürüst olduğunu biliyoruz, onların tutuklanması üzüntü vericidir. Seçimlere kadar hukuk çerçevesinde mücadele etmeye devam edeceğiz."

"ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi’ne ilişkin"

Özdağ, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack'ın atamasıyla ilgili şunları söyledi:

"Barrack, ABD'nin hem Türkiye Büyükelçisi hem de Suriye Özel Temsilcisidir. Bu atama, Washington'un Türkiye ve Suriye politikalarının bir göstergesidir. Amerikan diplomasisi yüksek olasılıkla bu atamayı yapmış ve bu durum, algı üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Diplomat olmayan bir iş adamının bu göreve getirilmesi, durumu daha da vahim hale getiriyor."

"Akın Gürlek'in açıklaması"

Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ait olduğunu iddia ettiği tapu kayıtlarıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "İddiaları çok ciddi buluyorum ve açıklamayı yetersiz görüyorum. Mahkeme kararı, Özel'in iddialarını kanıtlamanın yolunu açmıştır."

Etiketler:

guncelturkiyesiyasetterornevruz
Reklam yükleniyor...