CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin sadece azınlığın çıkarına olduğunu ve halkın bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini vurguladı.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Şeker-İş Sendikası Malatya Şubesi’ni ziyaret etti. Ağbaba’yı, Şeker-İş Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, sendika yönetimi ve birkaç işçi karşıladı.
Şeker-İş Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, Ağbaba’nın özelleştirme sürecinde fabrikalar için önemli bir mücadele verdiğini belirterek, “Türk Şeker için emeği olan, mücadele eden bir şahsiyettir. Tüm Türk Şeker çalışanları adına onu takdir ediyor ve teşekkür ediyorum. Özelleştirme sırasında fabrikaları gezip destek olmuştu. Emekçinin ve emeğin yanında durdu. Bu konuda gösterdiği gayret takdire şayandır.”
Görüşmede konuşan Ağbaba, geçmişteki özelleştirme örneklerine değinerek, şunları söyledi: “Şeker fabrikası önemli ve başından beri bunu söyledik. Özelleştirmenin sadece azınlığın çıkarına olduğunu hep dile getirdik. Malatyalılar ise fazla duymadı, dinlemedi. Yakınlarımızda iki örnek var: Sümerbank ve Tekel. Sümerbank 5,9 milyon dolara özelleştirildi, makineleri yaklaşık 3 milyon dolara satıldı. Paranın gücü değil, sessizlik ve algı oluşturuldu.”
Ağbaba, verilen sözlerin tutulmadığını belirtti: “Sümerbank ve Tekel özelleştirilmiş ve sonra fabrikalar satılarak yerine alışveriş merkezleri yapılmış. İşçinin faydası olmuyor, sadece belli birkaç kişinin kazancı sağlanıyor. Ayrıca emekliler için ikramiye konusunda da çalışmalar yapılıyor. 17 milyon emekli içerisinden yüksek maaş alan kişi sayısı 17 bini geçmez. En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalaması ise 23 bin 300 liradır.”
Ağbaba, Ekrem İmamoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davalara ilişkin şunları söyledi: “Son bir yıl içinde yeni yargılama başlıyor. Eğer suçluysa herkes görsün; savunma hakkı engellenmemeli. Geçmişte Balyoz, Ergenekon davalarında buna tanık olduk. Mahkemeler şeffaf olmalı, suçlular ortaya çıkarılmalı. Eğer suç yoksa, sonunda hak ve hukuk sağlanır. Cumhurbaşkanı adayımızın da masumiyetine inanıyoruz.”