Veysel Candan'ın yaşamını ve hatıralarını anlatan kapsamlı bir yazı. Konya doğumlu, hafız ve Şeyh-ül Kurra olan şahsiyetin dini hizmetleri ve hayat hikayesi detaylandırılmıştır.

Veysel Candan, 1877 yılında Konya’da doğmuştur. Hafız ve Şeyh-ül Kurra unvanına sahip olup, Kapı Cami imam ve hatibi olarak görev yapmıştır. Mısır’da yedi yıl boyunca kalmıştır. Sufilikte Kadiri ve Şazeliye tarikatlarına mensuptur.
Konya Sephavan mescidinde birçok hafız yetiştirmiş ve Kıbrıs'ta kadir gecesinde hatimle teravihe katılmıştır. Tanımayanlara belirtmek gerekirse, o kişi Konyalı Postalcızâde Abdürrahim Efendidir (ra). Birkaç hatırasını şöyle anlatır: Hocanın evinde kedileri bulunmakta ve onları severek öncelikle onları doyururdu. Kendisi ise daha sonra yemek yermiş. Lâdikli Ahmet Efendi'ye (ra) sual edildiğinde, onun bilgi düzeyini sorduğunda, cevabı, onun bizden biri olduğudur. Bir rüya hikayesi de şöyledir: Meydandayım ve kalabalık bir topluluğum, namaz vakti girdiğinde, kıldıracak olan kişi Seyid sülalesinden biri olacak. Onun alnında bir işaret bulunacak ve bu işareti gördüm. Rüya sonsu, anlatır ve ağlar. Yetiştirdiği hafızlar, alimler ve müderrisler ile onun kıymetini daha iyi kavrayabiliriz.
Veysel Candan, Şeyh-ül Kurra unvanına sahiptir; bu, Kuran-ı Kerim'i tüm kıraatlere göre en güzel şekilde okuyan kişi anlamına gelir. İslam'da ilk Şeyh-ül Kurra, sahabe Mus’ab B. Umeyr’dir. Kendisi Medine’de tebliğ yapmış ve birçok insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. Uhud’da şehit olmuş genç sahabenin biri olan Mus’ab B. Umeyr, yüksek zenginlikten vazgeçmiş ve zahidane bir hayat yaşamıştır. Ölümünün ardından, Peygamber Efendimiz (sav) cenazesine üzülmüş ve kabirde üzerini örtecek kıyafet bulamamıştır. Hacılar, burada onu ziyaret etmektedirler. Onun gibi yiğit sahabilere özellikle teşekkür edilmekte ve hizmetler hatırlanmaktadır.
Veysel Candan'ın talebeleri arasında Ağazade Osman Efendi, Derbentli Mustafa Efendi, Kuli Hoca Efendi, Ali Rıza Işın, Hasan Hüseyin Varol, Ali Rıza Kırboğa, Mehmet Gözükara, Aydın Tarı, Ali Can ve daha birçok isim bulunmaktadır. Birçoğu vefat etmiş, hayatta olanlara ise Allah (cc) uzun ömürler diler. Bu büyük hocanın ardında, sadak-i cariye olarak birçok eser ve hizmet bırakmıştır.
Peygamberimizden (sav) önceki döneme ait bir anlatımı da bulunmaktadır: Abdullah B. Ebi Hamza (ra), Peygamberle alışverişte bulunmuş ve ona borçlanmıştır. Üç gün sonra hatırlayarak bulduğunda, Peygamberimiz (sav) ona “Bana eziyet ettin, üç gündür burada seni bekliyorum” demiştir. Bu hikaye, peygamberimizin vefa ve sadakat örneği olmasını göstermektedir.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.