SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Güncel/Yalova'daki DEAŞ operasyonu sonrası ortak açıklama: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı'nı hatırlatan gelişmeler

Yalova'daki DEAŞ operasyonu sonrası ortak açıklama: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı'nı hatırlatan gelişmeler

Yalova'daki DEAŞ operasyonu sonrası DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak açıklamada, olayın 2015 saldırılarıyla bağlantılı karanlık tablonun devamı olduğunu vurguladı.

Yalova'daki DEAŞ operasyonu sonrası ortak açıklama: Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı'nı hatırlatan gelişmeler
Reklam yükleniyor...

Yalova'daki DEAŞ'a yönelik operasyon ve sonrası gelişmeler

Ortak açıklamada olayın önemi

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından yapılan açıklamada, 28 Aralık'ta Yalova'da gerçekleştirilen DEAŞ hücre evine yönelik operasyonda üç polisin hayatını kaybettiği belirtildi. Açıklamada, olayın sadece tekil bir güvenlik vakası değil, Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı'ndan beri devam eden ve kamu görevlilerinin ihmallerinin sınırlı ve zoraki adımlarla yargıya yansıdığı karanlık tablonun devamı olduğu ifade edildi.

Operasyon ve ölümler

Yalova'da, İstanbul'un hemen sınırında bulunan Yalova'da, meskûn bir mahalde DEAŞ hücre evine yönelik operasyonda yaşanan çatışmada 3 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi. Açılamada, bu olayın sadece tekil bir vaka olmadığı, 2015 yılındaki saldırılarla bağlantılı olarak kamu görevlilerinin ihmallerinin yargı sürecinde sınırlı ve zoraki adımlar ile ele alındığı vurgulandı.

Geçmiş politikalar ve güncel durum

Açıklamada, geçmişte cihatçı yapıların "öfke dolu çocuklar" gibi ifadelerle meşrulaştırıldığı ve ÖSO adı altında desteklenerek Türkiye topraklarının geçiş noktası haline getirildiği belirtildi. Bugün ise bu grupların devletleşme çabalarının toplumda ağır güvenlik tehditleri oluşturduğu ifade edildi. Ayrıca, yaşananların ülkenin laiklik ilkesinden uzaklaşması ve siyasal İslamcı politikaların güçlenmesiyle bağlantılı olduğu kaydedildi.

Laiklik ve hukuki durum

Ortak açıklamada, laiklik ilkesinden uzaklaşılarak sistematik biçimde toplumun dini ve siyasi yapılar tarafından şekillendirilmesinin, gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesini kaçınılmaz hale getirdiği söylendi. Siyasal iktidarın bu gelişmeleri sadece güvenlik perspektifiyle değil, politik tercihleri ve ideolojisiyle de sorgulaması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, bu yapılanmalara karşı mücadele ve yeni saldırıların önlenmesinin, gerçekten alınacak önleyici tedbirlerle mümkün olacağı dile getirildi.

Ortak açıklama, söz konusu olayın yalnızca tekil ve münferit bir vaka olmadığı, yıllardır yargı süreçlerindeki sınırlamalar ve ihmal ile birlikte bu tür karanlık tablonun sürdürüldüğüne işaret ederek son buldu.

Etiketler:

guncelguvenliksiyaset
Reklam yükleniyor...