CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İHA’nın düşürülmesinde alınan işlemler ve tedbirlerin şeffaf biçimde anlatılması gerektiğini belirtti. Olaydan ders çıkarılması önemlidir.

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türk hava sahasına giren ve Çankırı–Elmadağ hattında düşürülen İHA’nın, milli hava savunmasıyla ilgili yıllardır devam eden tartışmaları yeniden gündeme getirdiğini belirtti. Olaydan alınacak dersler ve gecikmeden uygulanacak düzeltici tedbirlerin önemine değindi. Şeffaflığın esastır olduğunu vurguladı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılacak ilk haftalık basın bilgilendirme toplantısında, İHA tespitinden sonra gerçekleştirilen işlemler ve alınan önlemler ayrıntılı şekilde anlatılmalı, aksi takdirde bilgi kirliliği ve algı yönetimi devam edecektir.
Bağcıoğlu, şunları kaydetti: "Türk hava sahasına giriş yapan İHA’nın Çankırı–Elmadağ hattında düşürülmesi, hava savunmasıyla ilgili yıllarca devam eden tartışmaları tekrar gündeme getirmiştir. Konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmayanların varsayımlar üzerinden hüküm verdiği ve eksik bilgilerle açıklamalar yaptığı bir ortamda bulunuyoruz. Eleştiri yapılmalı; sorumlu makamların yönetim zafiyetleri ortaya konulmalı. Fakat, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moralini zedeleyecek tutum ve üslup da kaçınılmalıdır. En temel amaç, olaydan ders çıkarıp, düzeltici önlemleri zaman geçirmeden hayata geçirmektir. Bu konuda şeffaflık esastır. Milli Savunma Bakanlığı’nın yapacağı ilk haftalık bilgilendirme toplantısında, tespit sonrası yapılan işlemler ve alınan tedbirler açıkça paylaşılacaktır."
Bağcıoğlu, insansız sistemlerin özellikle Rusya–Ukrayna Savaşı’nda önemli taktik avantajlar sağladığını ve geleneksel savunma sistemlerinin düşük irtifa ve irtifa izleriyle hareket eden İHA’lara karşı yetersiz olduğunu belirtti. İzinsiz İHA faaliyetleri nedeniyle uçuşların durdurulması, sivil havacılık, kritik altyapı ve askeri tesislerin tehditlere karşı kırılganlığını ortaya koymuştur. Karadeniz’de insansız sualtı araçlarının saldırılarının, limanlar ve üslerin düşük maliyetli sistemler karşısında risk altında olduğunu gösterdiği bildirildi. Dünya genelinde hava sahası ihlalleri ve insansız tehditler gibi sorunlar yaşanmakta, ABD ve Çin gibi ülkelerde de benzer durumlar görülmüş ve tedbirler alınmıştır. Güvenli ve etkin şekilde İHA’ları düşürmek için havadan havaya füze kullanılmakta, uçak topunun ise hedefin düşük hızından dolayı emniyetli olmadığı belirtildi.
S-400 alımı ve yaptırımlar nedeniyle milli hava savunma projeleri gecikmiş olmakla birlikte, olayın doğrudan etkisi bulunmamaktadır. Çelik Kubbe Projesi 2024’te başlatılabilmiş, TF-2000 hava savunma muhribi ise yaklaşık 30 yıl gecikmiştir. Bu gecikmeler, hava tehditlerine karşı savunmadaki zafiyetleri artırmıştır. Kritik altyapı ve tesislerin korunmasına yönelik projeler arzu edilen seviyeye ulaşmamıştır.
Tehditlerin gelişen doğası dikkate alındığında, savunma sanayii yönetiminde yeni bir yaklaşım şarttır. Güvenlik ve savunma alanında yeni ve kurumsal bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerekmektedir. Yaklaşık 3 bin proje gözden geçirilmeli ve önceliklendirilmelidir. Kaynaklar buna göre dağıtılmalı, popülist projeler yerine stratejik önem taşıyan projelere öncelik verilmelidir. TF-2000 muhribinin envantere girmesine uzun süre olduğu dikkate alınarak, bölgesel hava gözetleme ve deniz-hava hareketleri, gemi ve savaş uçaklarıyla desteklenmelidir. Reaksiyon ve hazırlık durumlarının yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir.