CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, savunma sanayisinin propaganda aracı yapılmasının yanlış olduğunu ve projelerle ilgili güvenlik zafiyetlerine dikkat çekti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türk savunma sanayisinin önemli bir gelişme kaydettiğini, ancak bu başarıların arkasındaki hayati zafiyetleri görmezden gelmenin ülkeye zarar verdiğini söyledi. Bağcıoğlu, savunma sanayisinin devlet politikası olmaktan çıkıp propaganda aracına dönüşmesini büyük hata olarak değerlendirdi ve geçmişteki projelere vurgu yaptı.
Bağcıoğlu, 1970'ler ve 80'lerde birçok savunma şirketinin kurulduğunu, gemi, denizaltı ve uçak üretildiğini belirtti. Türk savunma sanayisinin 2000'li yıllarda başladığını ve bu sürecin 1973 sonrası hükümetler tarafından desteklendiğini hatırlattı. Ayrıca, 1983'te Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın kurulduğu ve 90'larda F-16 ile zırhlı araçların üretildiği belirtildi.
Bağcıoğlu, Türkiye'nin hava savunma sistemleri alanında önemli projeler başlatmasına rağmen, projelerin etkin, adil ve denetlenebilir olmasının sağlanmadığını ve yönetimlerin siyasi referanslar ile kayırmacı politikalarla belirlendiğini vurguladı. Türkiye'nin NATO'ya katkı sağladığı hava savunma desteği alması doğal olsa da, 2020'de atış testi yapılan S-400'lerin entegre edilmediği nedeniyle konuşlandırılamadığını ve tedarik kararlarının yanlışlığına dikkat çekti.
Bağcıoğlu, alınan bu kararların milyarlarca dolara mal olduğunu, kuvvet planlamalarını bozduğunu ve ambargolara neden olduğunu ifade etti. Ayrıca, bölgedeki balistik füzelerin ABD tarafından vurulduğu ve stratejik bağımsızlık iddialarıyla çeliştiğine dikkat çekti. Entegre Hava Savunma Sistemleri ve Çelik Kubbe projeleri gibi adımların geciktiği ve bölgedeki hava üstünlüğü risklerine değindi. Ayrıca, milli muharip uçak ve diğer savunma projelerinde yaşanan gecikmeler ve maliyetler üzerinde durdu.
Yankı Bağcıoğlu, TF-2000 (Tepe Sınıfı) hava savunma muhribinin 23-24 yıldır devam eden çalışma sürecine rağmen inşasına ancak 1 yıl önce başlandığını belirtti. Uçak gemisi projesinin de ekonomik şartlar nedeniyle öncelikli olmadığını vurguladı. Ayrıca, Kara Kuvvetleri'nin tank ve zırhlı araç ihtiyaçları, deniz helikopterleri ve mühimmat envanterinin güçlendirilmesi gibi projelerin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti.
Bağcıoğlu, savunma politikasının sloganlarla değil, gerçek kapasiteyle ölçüleceğini ve yapılan hataların sonunda tüm Türk milletinin bedel ödeyeceğini aktardı.