Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Kanarya Apartmanı davasında, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve cezaların bozulmasını istedi. Raporda deprem yorgunluğu ve zayıflıklar yeterince incelenmedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 36 kişinin hayatını kaybettiği Kanarya Apartmanı ile ilgili davada, iki sanık hakkında verilen cezaların bozulmasını talep etti. Tebliğnamede, binanın "deprem yorgunluğu" ve yapısal zayıflıklarının bilimsel ve disiplinlerarası biçimde incelenmediği, metodolojik tutarsız bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğu görüşü savunuldu.
6 Şubat depremlerinde Adıyaman'ın Merkez ilçesi Alitaşı Mahallesi'nde bulunan Kanarya Apartmanı'nın A ve B bloklarının yıkılması sonucunda 36 kişi yaşamını yitirdi.
Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, fenni mesul ve proje müellifi Halil Bağcı'ya bilinçli taksir suçundan 15 yıl, kooperatif üyesi Şemsettin Gürsoy'a ise basit taksir suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayla ilgili tebliğnamesini hazırlayarak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne iletti. Dosyayla ilgili son karar ise Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından verilecek.
Başsavcılığın tebliğnamesinde, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Tebliğnamede, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ'ın Sivrice ilçesinde gerçekleşen 6,8 büyüklüğündeki depremin, geniş bir bölgeye yayılarak hissedildiği, Adıyaman Valiliği AFAD Akut Durum Müdürlüğü IRAP Sekretaryası'nın 2021 tarihli İl Afet Risk Azaltma Planı'nın 66. sayfasında, "Adıyaman Alitaş Mahallesi'nin zayıf zemin özelliklerine sahip olduğu" tespitine yer verildiği hatırlatıldı.
Rusya'nın Kamçatka Yarımadası'nda meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremle ilgili karşılaştırmada, ölen olmadığı ve hafif yapılarla inşa edilen yaşam alanlarının etkileri anlatıldı. Ayrıca, dev depremlerle yaşanabilen Kamçatka'nın 300 bin nüfuslu bölgesinde can ve mal kaybının düşük olmasının nedeni olarak hafif ve düşük yapılı binalar gösterildi.
Tebliğnamede, "deprem yorgunluğu"nun dikkate alınmadığı ve binanın yapısal zayıflığının bilimsel ve disiplinlerarası yöntemlerle yeterince incelenmediği vurgulandı.