Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, yargının siyasi amaçlara araç haline getirilmesine ve hukukun savaş aracına dönüşmesine dikkat çekti.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, sempozyumda yaptığı konuşmada, yargının siyasal amaçların aracı hâline gelmesi halinde devletin hukuki ve rasyonel olmaktan çıkacağını vurguladı. Sağkan, "Eğer yargı siyasal amaçların aracı olursa kuvvetler ayrılığı ve demokrasi ortadan kalkar, kurumların çürümesi kaçınılmaz olur. Bu durumun telafisi ise imkansızdır. Bugün keyfi uygulamalar yarın daha geniş kesimleri kapsayacak belirsizliklere dönüşür. Araçsallaştırılan yargı hukuku değil, gücü takip eder. Güç ise sabit değildir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, sempozyumda yaptığı açıklamada, özellikle 31 Mart 2024 sonuçlarından sonra hukukun tamamen savaş aracı hâline getirildiğine işaret etti. Kaboğlu, yaptığı değerlendirmede, "2017 değişiklikleri, siyasal iktidarın el değiştirmesini zorlaştıran düzenlemelerdir. Devlet başkanlığı ve hükümet yetkilerinin tek kişide toplanması, anayasal denge ve denetim düzeneklerinin kaldırılmasıyla sonuçlandı. Son dönemde yerel yönetimler ve meslek kuruluşlarına yönelik hukukun araçsallaştırılması arttı. 2015 sonrası seçim sonuçlarına uyulmayarak seçimlerin yenilenmesine bile anayasanın dışına çıkılmakta" dedi.
Kaboğlu, anayasanın değiştirilmez hükümlerinin büyük ölçüde içeriğinin boşaltıldığını belirterek, "Görevden alma ve atama işlemlerinin bile anayasa dışı olduğu görüldü. Hukuka aykırı uygulamalar, düşman hukuku ve yandaş hukuku gibi uygulamalar otaya çıktı" diye ekledi. Ayrıca, devlet ve toplumun füzyon sürecinin devam ettiğine dikkat çekti ve anayasanın kirletildiğine vurgu yaptı. Sağkan ise yargının siyasi iktidarların baskı ve gözdağı aracı haline dönüşmesine karşı çıkarken, hukukun ve yargının siyasi amaçlara araç edilmesi sorunu olduğuna işaret etti.
Sağkan, hukukun teknik bir arıza değil, varlık sebebine müdahale olduğunu ve yargının hukuka aykırı işlemlerinin 'yeni normal' hâline getirilmeye çalışıldığını söyledi. Anayasa ve yüksek mahkeme kararlarına uyulmamasının ağır ihlal olduğunu belirtti. Fiziki ve hukuki uygulamalarla yargının araçsallaştırıldığını vurguladı.
Sağkan, "Yargının araçsallaştırılması, devletin hukuki ve rasyonel olmaktan çıkmasına, kurumların çürümesine yol açar. Bu durumun telafisi mümkün değildir. Bugün işletilen keyfilik, yarın herkesi kapsayacak belirsizlikleri getirir. Araçsallaştırılmış yargı değil, gücü takip eder" dedi. Ayrıca, tutuklu şehrin seçilmiş büyükşehir belediye başkanının yaklaşık bir yıldır tutuklu olduğunu ve hukuka aykırı uygulamaların sürdüğünü dile getirdi.
Sağkan, toplumun hukuka duyduğu güveni sağlamak için savunma makamlarının ve baroların önemli bir rol oynadığını ifade ederek, hukukun üstünlüğünü sadece kanuni metinlerle değil, adalet duygusunu yeniden inşa ederek de sağlayacaklarını belirtti.