SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Kültür Sanat/Yaşamın Geçiciliği ve Dünya Hakkında Dini ve Felsefi Görüşler

Yaşamın Geçiciliği ve Dünya Hakkında Dini ve Felsefi Görüşler

Haberde dünyanın fani ve aldatıcı olduğu, insanlara yapılması gereken ahlaki uyarılar ve dini öğütler yer almaktadır.

Yaşamın Geçiciliği ve Dünya Hakkında Dini ve Felsefi Görüşler
Reklam yükleniyor...

Yaşamın Geçiciliği ve Dünya Hakkında Dini ve Felsefi Görüşler

Dünya fanidir, geçicidir, yalancıdır, aldatır.

Bir var, bir yok. Hatırlayın; bazen akşam oturup sohbet ettiğimiz birinin, sabah salası verilir. Artık o kişiye kıyamet kopmuştur. Köy ve kasaba ziyaretlerinde, görürsünüz ören yerleri yıkılmış, harap olmuş, buralarda zamanında insanlar yaşıyordu. Mezarlarında, taşlarından yazılar silinmiş, hiç ses vermeyen kaya gibi mezar taşları.

Peygamberimiz (sav); insanoğlunun her zaman daha fazla mala sahip olmak istediğini, topraktan başka bir şeyin gözünü doyurmadığını belirtir; bu, Buhari kaynaklıdır.

Hz. Ali (ra) buyurmuştur; dünyevi arzu ve ümitlerin, basiretli kimseleri dahi kör ettiğini ifade eder. Ehlisünnet alimleri, Kuran ve Sünnetten ilhamla dünyayı ve insanların durumunu şu şekilde tarif eder; Ebu Hazm, Allah’a (cc) yaklaştırmayan her nimet, insanı gaflete düşürür. Büyük Veli Feridüddin Attar (ra); kanaatte nasibi olmayanı, dünya malı nasıl zengin eder sorusuna cevap olarak, dünya malı ile kimse zengin olamaz der. Mezhep İmamı Ahmet b. Hanbel (ra); mümin için az malin yeterli olduğunu, çok mala sahip olmak isteyenin ise doyumsuz olduğunu anlatır. Şeyh Sadi (ra); insanın yalancı dünya malına meyledince, bala düşmüş sinek gibi olduğunu söyler. Tüm bu görüşler, dünyanın fani, aldatıcı olduğu ve yükünün hafif tutulması gerektiği yönündedir.

Ziya Paşa'nın güzel sözüyle; “Dehrin ne safası var acaba sini üzerinde / İnsan bırakır hepsini hin-ü seferinde”. Yani, bu geçici dünya mal ve değerleri hiçbir safa sahip değildir. İnsan, ebedi alem yolculuğunda, bu mal ve değerleri geride bırakır ve tek başına sefere çıkar.

Zaman zaman Allah’ın (cc) emriyle, şeytan Peygamberlerin huzuruna gelir; Peygamberler de, ümmetleriyle beraber iken şeytana sorular sorar ve aldığı cevapları ümmetleriyle paylaşır. Allah (cc) tarafından yalan söylemesi yasaklanan bu iletişimde, bir örnek anlatılır; Hz. Süleyman’a (as) şeytan, insan suretinde gelmiş ve Hz. Süleyman’a (as), İsa’nın ümmetini nasıl kandıracağını sormuştur. Cevap, onları ilahlaştırmak ve altın-gümüş saymakla meşgul etmek olmuştur. Bu diyalog, bu dünya ve ahiret bilincinin önemini ortaya koyar. Son olarak, en büyük sanat ve hikmetin, canı, malı ve aklı Hak yolunda kullanmayı bilmektir denir. Herkese Allah’a (cc) emanet olunması dileğiyle, hoşça kalın.

Etiketler:

dinfelsefedunyaahlakgüzel-sözler
Reklam yükleniyor...