Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, grup toplantısında yaptığı konuşmada, bölgedeki sorunları ve ekonomiyle ilgili tespitlerini paylaştı. En büyük tehdidin ABD olduğunu vurguladı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dış politika, ekonomi ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Arıkan, çözümün ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkün olacağını belirtti.
Arıkan, konuşmasının başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine gerçekleştirdikleri ziyaretlere değinerek, Diyarbakır, Bingöl, Tunceli ve Elazığ’da vatandaşlarla bir araya geldiklerini, bölge halkının sorunlarını yerinde dinlediklerini söyledi. Ziyaretlerin birlik ve beraberlik açısından umut verici olduğunu ifade eden Arıkan, buna karşın ekonomik krizin sahada çok daha ağır hissedildiğini dile getirdi. Bölgede karşılaştıkları tabloyu anlatan Arıkan, çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimde zorlandığını belirtti. Gübre ve mazot fiyatlarındaki artışlara dikkat çeken Arıkan, ziyaretleri sırasında Türkiye Ziraat Odaları Birliği Diyarbakır Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile görüştüklerini, İskenderoğlu'nun "Savaş başladığında gübre 24 liraydı, bugün 34 lira. Destek açıklandığında mazot 45 liraydı, bugün 80 lirayı. Biz şimdi nasıl üretelim?" sözleriyle dert yandığını aktardı. Arıkan, "Şimdi kürsüden soruyoruz. Allah aşkına bu çiftçi nasıl üretecek, nasıl geçinecek?" dedi. Ayrıca, önümüzdeki günlerde Mitlis, Muş, Siirt, Batman ve Mardin’de olmayı planladığını belirtti.
Arıkan, bölgede yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, gübre ve mazot fiyatlarındaki artışların üretimi olumsuz etkilediğini vurguladı. Bu bölgede yaşanan sorunların çözümü için iktidar temsilcilerine çağrıda bulundu. Anadolu'nun gündeminde gübre ve tarım arazileri olduğunu, iktidarın ise pırlanta fiyatlarıyla ilgilendiğini eleştirdi. Ayrıca, tarım arazilerinin ve doğal güzelliklerin madencilik ve inşaat faaliyetleriyle yok edilmesine karşı olduğunu dile getirdi.
Yerel yönetimlerin durumunu da eleştiren Arıkan, belediyelerde yaşanan yozlaşmaya dikkat çekti. Belediyelerin koridorlarında yaşanan ahlaki bozulmaları ve sistemdeki çürümeyi vurguladı. Arıkan, "Bu bozuk düzenin içine giren en dürüst insan bile bozulmak zorunda kalıyor" dedi.
Arıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısındaki konuşmasını eleştirerek, iç siyasete ağırlık verildiğini, bölgesel gelişmelerin ise yeterince ele alınmadığını belirtti. Erdoğan’ın konuşmasında CHP’ye 47 kez, Amerika’ya ise yalnızca bir kez değindiğini ve bölgedeki İran, İsrail gibi ülkelerin sorunlarından söz etmediğini kaydetti. Arıkan, bölgedeki gelişmelere karşı daha aktif politika izlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Arıkan, bölgedeki çatışmaların devam ettiğini ve İsrail saldırılarının sürdüğünü belirterek, Türkiye öncülüğünde yeni bir bölgesel iş birliği modeli olan "Beyaz Kuşak" projesini önerdi. Bu projede, Türkiye, İran, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında güvenlik, istikrar ve kalkınma odaklı bir mekanizma kurulmasının bölgesel barışa katkı sağlayacağını düşündüğünü ifade etti.
İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Arıkan, enflasyonla mücadelede başarısız olunduğunu ve zamların vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü söyledi. Enerji maliyetleri, vergiler ve zamların fiyat artışlarını tetiklediğini belirtti. Zamların "zam yağmuru" şeklinde olduğunu ve vatandaşın geçim zorluklarıyla karşılaştığını ifade etti. Arıkan, mevcut iktidarın krizleri büyüttüğünü ve bu enkazı kaldırmak için kararlı olduklarını sözlerine ekledi.